'Aileler Yarışıyor': Bu kez yağ uğruna!

ALTAN SANCAR

altansancar@diken.com.tr  / @altansancarr

Bir ekonomi gazetesinde çıkan haber, ‘Savaş ithalatı durdurdu, Türkiye yağsız kalabilir‘ başlığını taşıyordu. Türkiye’nin dünyanın en büyük ayçiçek yağı ithalatçısı olduğu belirtilen haberde, ithalatın yüzde 70’inin Rusya ve Ukrayna’dan yapıldığından bahsedilmişti.

Şu sıralarda birinin diğerini işgal ettiği, insanların sınırlarından akın akın Avrupa’ya geçtiği, bir diğerinin de ağır yaptırımlara maruz kaldığı iki ülke…

Dahası, savaşın sınırlarına dayandığı, Romanya ve Moldova da Bulgaristan’dan sonra, Rusya ve Ukrayna’yı takip ediyordu.

Üstelik, savaştan önce tonu 1400 dolar olan yağ fiyatları uluslararası piyasalarda 2 bin doların üzerine tırmanmıştı.

Fotoğraf: Diken

Hal böyle olunca, kaçınılmaz olan başa gelmişti. Ayçiçek yağı stoklarının nisan ayına kadar yeteceği, sonrasının bir muamma olduğu yazılıp çizilmeye başlamıştı.

Tüm bu bilgiler, Whatsapp ve Facebook gruplarına düşünce telefonlar açıldı. Arayanlar yağ bulamamaktan korktuklarını ve marketlerin kapısına dayandıklarını söylüyordu.

İlk iş, yerel ve ulusal zincir marketlerde bir telaş hali başladı. Pandemi kapıya dayandığında makarna, un ve şeker için oluşan kuyruklar; bu defa yağlar için oluşmuştu…

Ailece iş bölümü!

Büyük bir zincir market, 5 litrelik ayçiçek yağları için müşteri başına iki adetle sınırlanacak biçimde kota koymuştu. Ellerinde 5 litrelik yağlarla sıraya girenlerler arasında eşler, hatta çocuklar vardı. Aileler kendi aralarında iş bölümü yapmış, her biri ikişer adet yağ tenekesi ile kuyruğa girmişti. Marketlerin kotası, böylece aşılıyordu.

Marketin kapısında aldığı yağları aracına yükleyen bir müşterinin “40 litre aldık” dediğini duymaya gerek kalmadan, bagajdaki tenekeleri saymak yeterli oluyordu.

Bir de iki teneke yağını alıp, dışarıda duran aracının bagajına bırakan; başı kalabalık kasiyerlerin yüzlere dikkat etmeyeceğine kanaat getirenler vardı. İkinci markette kasiyerlerden biri bu yöntemi kullanan bir müşteriyi nazikçe uyarıyordu: “Hanımefendi, araya biraz zaman girseydi keşke…”

Uyarıyı yapan kasiyer, şakayla karışık, “Bugün kasadan geçen yağları sayamadım ama kollarıma etkisini yarın hissedeceğimi biliyorum” diyordu.

Üçüncü markette 5 litrelik yağlar biteli ya da raflardan hemen arkadaki depoya çekileli birkaç saat olmuştu. Herkesin aradığı 5 litrelik yağlar yoktu, ayrılan raflar bomboştu. Hemen yanında 1 litrelik yağların da birkaç dakikalık ömrü kalmış gibiydi.

Müşterilerden birine göre, ki elinde altı adet 2 litrelik yağ taşıyordu, market zamların devam edeceği umuduyla stoktan rafa politikasını, raftan stoka biçiminde değiştirmişti.

Kuyrukta gündem politika

Kasiyerlerden biri müşteriyle tartışmaya başlamıştı. Müşteri, rafların bilinçli boşaltıldığını düşünüyor, kasiyer “Ağabey size bu fikri kim verdi bilmiyorum ama merkez yarın yine yağ gönderecek; yağ kıtlığı olmaz” diyordu.

Kuyrukların olmazsa olmazı politikaydı. Müşterilerden yağ kuyruğuna girenleri ‘panikle hareket edenler’ diye suçlayanlar da vardı. Bu suçlamalara karşı, “Yağ kuyrukları geri geldi” diye itiraz edenler de. Fiyatlara gelen veya gelecek zamları ‘fırsatçılık’ gibi gören bir müşteriyle, “Bir defa da yönetenleri eleştirin be” diyenlerin tutuşacağı kavga, araya girenlerce engellendi.

Her üç marketin de ortak noktası, tüm müşterilerin etiket fiyatlarında yaşanan değişiklikleri fark etmesiydi. Birkaç gün öncesine göre 5 litrelik yağlarda 50 ila 100 liralık bir fiyat farkı oluşmuştu. Marketlerin kendi markası olan yağların fiyatları bile ‘güncellenmiş’ savaşın etkisini hissetmişti.

Online alışveriş sitelerindeki durum, marketlerden farksız değil. Kuyruklar, kasa sohbetleri ve kavgaları yoktu; ama yağ da yoktu. En azından 5 litrelik yağı zincir marketlerin online mağazalarında bulmak imkansızdı.

İğneden ipliğe her şeyin online satıldığı mağazalardaki fiyatlar ise şaşırtacak cinstendi. 5 litrelik sıvı ayçiçek yağının fiyatı 225 lira ila 350 lira arasında değişiyordu. Televizyon, kedi maması, akıllı robot süpürge, telefon derken; sıra online mağazalardan yağ almaya gelmiş gibiydi.

Tarım bakanı: Yeteri kadar ayçiçek yağı var

AKP’li Tayyar’dan ‘siyasi fatura’ uyarısı

Yağ krizi kapıda: Rusya, Türk gemilerini bekletiyor

Küresel gıda fiyatları tüm zamanların en yüksek seviyesinde