Ahmet Yaşaroğlu: Bu tablo nasıl bir 'kader planı'nın sonucu olabilir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Ortaya çıkan felaket tablosu durumun yeterince açık ve anlaşılır gerçeğini gözler önüne seriyor. Bir yanda un ufak olmuş enkaz haline dönmüş evler, kurum binaları diğer yanda sayıları az olsa da tek camı bile kırılmamış diğer binalar. Bu tablo nasıl bir “kader planının” sonucu olabilir. “Kader” birbirine bitişik iki bina da nasıl böyle bir farka yol açabilir ki? Deprem bölgesinde yüzbinlerce binaya imar affı çıkaran, sonra da sorumluluğu vatandaşa yıkan devlet yönetme anlayışı bu tablodan doğrudan sorumlu değilse, sorumlu olan kimdir?

Yargıtay 15. Hukuk dairesi imar affıyla ilgili kararında şöyle diyor: “Devlet alacağı bir bedel karşılığında yıkım kararını ve para cezalarını uygulamamak suretiyle yasaya aykırılığa göz yummuş oluyor.” Ama iş burada kalmıyor, bu tür binaları kullanmanın tek sorumluluğu da vatandaşın üzerine yıkılıyor. Devlet “Bir miktar para karşılığında ben affederim” ama sonuçlarından ben sorumlu değilim diyor! İktidar, diğer pek çok meselede olduğu gibi kendi anlayışına uygun bir hukuki norm yaratıyor.

Ahmet Yaşaroğlu’nun yazısı