Ahmet Taşgetiren: Tevfik Fikret ve zamanıyla sınırlı kalmayan bir aydın damarı bugünlere kadar geliyor

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Tevfik Fikret’in Sultan 2. Abdülhamid’e suikast düzenleyen Ermeni komitacı için yazdığı mısralar  var hani:

“Ey şanlı avcı damını (tuzağını) bihude yere kurmadın…

Attın ama yazık ki yazıklar ki vurmadın?”

Kendi ülkesinin devlet başkanına yapılan suikast başarısız kaldığı için üzülen bir şair…

Fikret’in yaşadığı günlerde bir grup aydının Batılı liderlere mektup göndererek “Gelin Abdülhamid’i devirin” çağrısında bulunduğunu da biliyoruz. Bu bir ‘aydın damarı’ bizde.

Tevfik Fikret ve zamanı ile sınırlı kalmayan bir aydın damarı üstelik. Bugünlere kadar geliyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan Amerika’ya gidiyor mesela Obama ile görüşsün mü görüşmesin mi? Bir kesimin yaklaşımı şöyle:

“- Obama ile görüşmeyi istesin ama Obama bunu kabul etmesin, böylece aşağılanmış olsun!”

“- Erdoğan basın önüne çıksın ama öyle sıkıştırıcı sorularla karşılaşsın ki, aleme rezil olsun!”

“- Erdoğan asla başarılı temaslar kurmasın!”

Ne bu? Bu Tevfik Fikret işte. Pörsümüş bir duygu – zihniyet dünyası. İç siyasi hesaplaşmayı Türkiye düşmanlığına kadar tırmandıran ruh sefaleti.

Bu hastalıklı yapı ne zaman tedavi olur acaba?

Ahmet Taşgetiren’in yazısı