Ortadoğu ya da daha doğru ve kapsayıcı ifadesiyle İslam dünyası ‘Normal’ bir yapıya sahip değil. Sınırları, sistemleri, yönetim kadroları ve birbiriyle ilişkileri itibariyle ‘Normal’ değil. 100 yıl önce, Birinci Dünya Savaşı’nın galipleri tarafından tayin edilmiş, sonra zaman içinde ‘Güncellenmiş’ ama ‘İslam dünyası adına normalleşmemiş’ bir ‘Parantez’ niteliğinde. ‘Normal’ini arıyor İslam dünyası.
Cumhurbaşkanı ve Başbakan “100 yıllık parantez kapanacak” derken bu ‘Anormal’in ‘Normal’e dönüştürülmesini kastediyorlar.
Türkiye en azından kendi içinde sistem boyutunda ‘Normal’e ulaşabilmek için büyük badirelerden geçti. ‘İdeal normal’e ulaştık mı, tartışılabilir, ama gene de artık ‘Başbakan asmayan’ bir ülke haline geldik. ‘Ortadoğu’daki anormal’in değiştirilmesi iradesini de seslendirebiliyoruz.
Ama gene de “Sykes – Picot mu Kut’ül Amare mi?” diye sormaktan kendimizi alamıyoruz. Hatta ‘Güney sınırlarımızda operasyon’ kaygısı taşıyoruz, bunun ‘Yeni bir Sykes – Picot operasyonu’ olabileceğinden kaygı duyduğumuzu ifade ediyoruz.