İnsanlar mağdur oluyorsa, -ki oluyor- herkes emin olsun ki, bunun bir siyasi bedeli olur.
Bu bedelin en ağırı da, öyle seçimlerde oy kaybı değildir, siyasi iktidarın adalet duyarlılğına yönelik kuşkudur. İktidar kadrolarının “dindar hüviyeti” dikkate alındığında, böyle bir iktidarın adalet konusunda sorunlu hale gelmesinin açtığı yara, herkesi yıpratır. Nasıl ki darbe girişimi içine girmiş bir “Cemaat”in bütün cemaatlere bedel ödetmesi gibi.
Devlet birimlerinin “FETÖ’cü diye suçlanma” kaygısıyla, adaletin kılıcını yanlış kullanmasının önü kesilmelidir. Devlet öfke ile hareket etmeyi bırakmalıdır. Ceza uygulamasını bile kinle yapmamak esastır.
Bir de, darbeye katılan hainlerin yargı sürecindeki çarpık görüntüleri, başka alanlarda “öfke tavrı”na gerekçe yapılmamalıdır.
Haksız infazların yarası on yıllarca kapanmıyor.