Ahmet Taşgetiren: Başka cemaatlerle başka gerilimler de yaşanacaktır

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

“Etnik terör” gündemini bitirmeyi konuşurken, birdenbire “Süleymancılara operasyon” ile “dini cemaat – tarikat” gündemini yaşamaya başladık.

Dini cemaat – tarikatlara yönelik operasyonların, “muhafazakâr” diye tanımlanan bir siyasi iktidar döneminde yaşanıyor olması ayrıca ilginç. Çünkü bu yapılarla iktidar arasında normalde amaç beraberliği olması, o yüzden de buralardan ciddi oy desteğinin gelmesi bekleniyor. 

Şimdi “Süleymancılar”a operasyon yapılıyor. İktidar cenahı ısrarla operasyonun “dini faaliyetlerle ilgili olmadığı”nın altını çiziyor.

Şimdi yapılan operasyonlar, cemaatin kolunu kanadını kıracak nitelikte. Uzun süredir üzerinde çalışıldığı söyleniyor. “İltisaklı” kabul edilen milyarlık şirketlere el konuyor, kayyım atanıyor. Bu “iltisak” kavramı, bir anlamda “dokunan yanar” tarzı kıyımlara götürüyor.

“Süleymancılar” gündeminin bir de Ak Parti karşıtlığı boyutu var. Desteklemediler, hatta karşıt yerlerde rol aldılar. Bu da herhalde operasyonlarda derin gerekçe olarak varlığını koruyacaktır.

İlerde başka cemaatlerle başka gerilimler de yaşanacaktır. Bu gerilimlerde yine “dini faaliyetler”den değil, parasal ilişkilerden yola çıkılacak ve bu yön, kamuoyunda büyük ilgi görecektir.

Muhtemel ki bugün olmasa yarın, bir başka iktidar yapısı, bu alanlara yeniden bakacaktır. Devlet her şeyi kaydeder çünkü. Eski ifadeyle “İhmal etmez, imhal eder.”

Şeyhlerin miras kavgasına tutuştuğu bir tarikat âleminde ne gönül eğitimi olur ne de dini heyecan… Muhafazakâr iktidar da düşünmeli, cemaat ve tarikatlar da… Zemin kayıyor ve herkes kaybediyor.

Ahmet Taşgetiren’in yazısı