Kamera tabancayı gösteriyorsa o bir şekilde patlar, denir ya. Senaryo onu gerektirir. Siyasette, hele ‘Kanlı süreçler’e tanık olunan Türkiye’de ‘Kan’dan bahsetmeyeceksiniz.
Bahsedince de neden kan ile oynadığınızı izah edeceksiniz. Bence iş, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Kılıçdaroğlu’nun sürdüregeldiği “olağan” polemikler safhasında kalmamalı. O onu suçladı, öteki ondan daha ağırını söyledi, biz de seyrettik, boyutunda bir iş değil bu.
Adam resmen ‘Kan’ diyor! Nerede kan?
…Ancak bu iş öyle, “ihtimal vermiyorum” diyerek geçiştirilecek bir iş de değil. Ortada bir tehdidin bulunduğu açık. “Başkanlık istiyorsan kanı gündeme almalısın” deniyor resmen.
Yani Kılıçdaroğlu ‘Kan dökecek merkez’i biliyor diye düşünüyorsunuz ister istemez.
Ne bileyim ben, ister Cumhurbaşkanı çağırsın sorsun kendisine, ister Meclis Başkanı:
-Nerede bu kanlı merkez sayın Kılıçdaroğlu?