Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
İktidara kırmızı kart gösterilmesi ile başlayan ve küfeyi benim sırtıma verin diye devam eden popülist uygulamalarla sonuç elde edilebileceğini zanneden muhalefet liderinin, attığı her adım ve söylediği her söz ile biraz daha umutsuzluk ve güvensizlik aşılamakta olduğunu CHP’ye körü körüne bağlı olanlar dışında herkes görmekte.
Bu gidişle yakın bir zaman dilimi içerisinde bitmeyen kurultaylar partisinden yeni bir kurultay haberini duyarsak şaşırmayalım.
Eski genel başkan ile yenisi arasındaki ayrışma kadar sıranın kendisine gelmesini bekleyen büyükşehir belediye başkan adayları arasındaki çekişme giderek daha da artmakta. Genel başkanın konuştukları ve yaptıkları ile partiyi iktidara taşıyamayacağını düşünenlerin sayısı giderek çoğalıyor.
Bunun karşısında net bir strateji içerisinde yeni oyunlar kurmayı sürdüren iktidar kanadında ise yüzler giderek daha fazla gülmekte. Çünkü karşılarında kısa bir süre önce büyük bir tehdit olarak görülen partinin aslında hiç de bir tehdit unsuru olmadığı hatta bu kadar büyütmeye bile gerek olmadığı anlaşılmış oldu.
Geçmişte mizahi boyutlarda muhalefet görevini yerine getirmekte olduklarını düşünürdüm şimdi artık o bile söz konusu değil! Dünyada yaşanan otoriterleşmenin ve tek adamlık sürecinin farkında olmayan bunun yanı sıra ülkenin sosyolojik anlamda yaşadığı değişimden de habersiz olan bir partinin iktidara gelebilmesinin mümkün olmadığını her geçen gün biraz daha iyi anlıyoruz.