Ahmet İnsel: Toplumun önemli bir kesimini düşman ve dolayısıyla kendi varlığı için tehdit olarak gören anlayış

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

Emniyet Genel Müdürlüğü’nün merkez teşkilatında, Cumhurbaşkanlığı Koruma Daire Başkanlığı bünyesinde, Özel Harekât Şube Müdürlüğü’nün kurulmasıyla ilgili karar Resmi Gazete’de üç gün önce yayımlandı. Bu kararı Bakanlar Kurulu’nun İçişleri Bakanlığı’nın talebi üzerine 9 Nisan’da aldığını bu vesileyle öğrendik.

16 Temmuz darbe girişimi sırasında, darbecilerin en fazla zarar verdikleri kuruluş Özel Harekât oldu. Darbeci pilotların yolladığı bombalar altında 51 Özel Harekât polisi can verdi. Belki bu nedenledir, 2018’in ilk günlerinde Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Özel Harekât Dairesi Başkanlığı’nın statüsü bir kez daha yükseltilerek, Özel Harekât Başkanlığı’na dönüştürüldü. Cumhurbaşkanlığı’nı korumakla görevli daire başkanlığı içinde bir Özel Harekât Şubesi kurulmasının, devlet güvenlik aygıtı içinde PÖH’ün yıllar içinde giderek artan önemiyle doğrudan bir ilişkisi var.

Bu son kararı, toplumun önemli bir kesimini düşman ve dolayısıyla kendi varlığı için tehdit olarak gören anlayışın devletin zirvesine giderek hâkim olmasının bir tezahürü olarak ele almak aşırı vesveseli bir yaklaşım mıdır?

Ahmet İnsel’in yazısı