Görünen o ki, başta Almanya olmak üzere, Avrupa siyasal ve mali merkez güçleri karşılarında gayrı ciddi bir amatör
siyasetçi grubu değil, krizin dinamiklerini gayet sarih biçimde analiz eden ve bunlara ilk elde afaki değil somut ve
makul çözümler öneren bir ekiple karşı karşıya olduklarını yeni yeni anlıyorlar.
Ne var ki Avrupa sol hareketleri, küstah ve kibirli Avrupa liberal teknokrasisi ve büyük güçleri karşısında SYRIZA’nın verdiği mücadeleyi şimdilik seyirci olarak izlemek ve uzaktan alkışlamakla yetiniyorlar.
Halbuki SYRIZA’nın liderinin bir iddiasını gerçekten yabana atmamak gerekiyor: “Avrupa’yı biz değiştirmezsek, bunu bizim yerimize aşırı sağ yapacak.”
…SYRIZA’nın başarısının bu neoliberal muktedirler dünyasını sarsacak olmasının, onun içinde çatlaklar yaratmasının Avrupa’da hiç küçümsenmeyecek sonuçları olacak.
Ama Avrupa sol hareketlerinin haldeki durumunu dikkate alınca, SYRIZA’nın bu mücadelede yanında değil daha çok tribünde destekçi bulması ihtimali ne yazık ki güçlü.