Biri hakiki, öz Tayyip Erdoğan… Diğeri ise onun taklidini yapan Ahmet Davutoğlu.
(…) Davutoğlu ne yaptı? -Kendine has bir hitabet tekniği geliştirmek yerine… Tuttu Recep Tayyip Erdoğan gibi konuşmaya başladı. -İlmine, irfanına, kültürüne yaraşır bir özgün tarz bulmak yerine… Tuttu Erdoğan gibi bağırmayı, hatta bazen ondan da fazla bağırmayı tercih etti.
Kendisine yakışacak kararlı ama yumuşak, boyun eğmez ama kucaklar, dik durur ama diklenmez bir üslubu geliştirmek yerine… Tuttu Erdoğan olmaya çalıştı, Erdoğan gibi yapmaya çalıştı.
Peki ne oldu? Ne olacak? Tayyip Erdoğan’ın üstünde iyi duran elbise, Ahmet Davutoğlu’nun üstünde hiç de iyi durmadı.
Tabii bir de öz, hakiki Tayyip Erdoğan meydanlara kendini atınca… Davutoğlu’nun Erdoğan öykünmeciliği daha da sırıtmaya başladı.