Ahmet Hakan: 'Çözüm süreci' değil, 'itimatsızlıklar süreci'

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

 

“Barış süreci” öyle ya da böyle devam ediyor. Sorun çözülme noktasında. Şiddet yok. İnkâr yok. Ret yok. Silahlar susmuş durumda.

Durum böyleyken…

Dağa çıkışlar, bırakın durmayı daha da artıyor. “Dağdakiler”, kendilerini daha da güçlü kılmak için çaba gösteriyor. Dağda barışa değil de sanki savaşa hazırlık var gibi…

Durum böyleyken…

Bölgede eskisinden daha şiddetli çatışmalar yaşanacakmış gibi devasa kalekollar dikiliyor. Savaş ortamında bile yapılmayan kalekollar, barışın yaklaştığı şu ortamda yapılıyor…

Neden? Çünkü: İki taraf da itimatsız… İki taraf da içtenliksiz… İki taraf da karşı taraftan her şeyi bozacak bir atak bekliyor. İki tarafın da gizli gündemi var. İki taraf da geleceğin kötü şeylere gebe olduğunu düşünüyor. İki taraf da en kötüsüne göre hazırlık yapıyor. İki taraf da bu işten bir şey çıkmama ihtimalini masada tutuyor.

Bu haliyle… Sürece “çözüm süreci” demektense “itimatsızlıklar süreci” demek daha doğru gibi.

Ahmet Hakan’ın yazısı