Bizde büyük işadamları, sırf kendilerini kurtarmak için TÜSİAD’ı bile satarlar. Nitekim sattılar da. Kanıt mı? Buyurun: Başbakan’ın TÜSİAD’a “vatan haini” dediği günün ertesi günü, bir grup anlı şanlı işadamımız, Star gazetesine “dizi dizi inciyiz/bağlılıkta birinciyiz” edasıyla demeçler patlattılar. Bu anlı şanlı işadamlarımız, “vatan haini” suçlamasından tırsıp dizi dizi dizilerek…
-“Ben TÜSİAD gibi değilim Sevgili Başbakanım, ben cici çocuğum, sakın TÜSİAD’ı defterden sildiğin gibi beni de silme” anlamına gelen mektuplar gönderdiler.
-“Aman Başbakan bizi de vatan haini kapsamına almasın” diyerek “vatan haini” ilan edilen TÜSİAD’ı anında satıverdiler.
-İktidar korkularını küçük hesaplarıyla birleştirdikleri için “TÜSİAD haksız bile olsa vatan haini suçlamasını hak etmiyor” cümlesini bile söylemediler, söyleyemediler.
Bu sefil bir tutumdur.
Başbakan’ın kendisini “yanılmaz ve yanıltılamaz en büyük otorite” olarak görmesine, işte bu türden sefil tutumlar neden oldu, oluyor.