Ahmet Gürsoy: 'Telafi eğitimi' hiçbir şeyi telafi edemez

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

İki yıl kayıp etmiş eğitimi hangi yöntemi denerseniz deneyin eski kalitesine ve seviyesine çıkaramazsınız.

Bu sebeple bakanlığın yasak savma kabilinden ortaya attığı ‘Telafi eğitimi’ hiçbir şeyi telafi edemez.

Millî eğitim, nitelik olarak düşük seviyelere inmiştir.

İyi bir seviyeye çıkmasının tek bir yolu var o da eskisi gibi okulların açılması.

Gerisi boş laf.

Herkes Millî eğitimi konuşuyor da üniversiteleri hiç görmüyor, konuşmuyor. Hâlbuki asıl büyük kayıp orada yaşanıyor.

Yükseköğretim, öğrenci başarısı, program erişişi ve nitelik bakımından tüm zamanlar içinde en fazla kayıp verdiği süreci yaşamıştır.

Peki, üniversitelerde nitelik kaybı ne anlama gelir?

Sorunun cevabı, çok açık ve basit. Eğitimin nitelik kaybı demek, aynı zamanda mesleki yetersizlik demektir.

Bir başka ifadeyle, mühendis olması gerektiği bilgi ve beceriyle donanamamıştır.

Bu durumda eğitim, ister Millî Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda, isterse üniversitelerde olsun, telafisi imkânsız nitelik kaybıyla karşı karşıyadır.

Ahmet Gürsoy’un yazısı