Okura not:
Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.
Öğrenim ücretleri ve yaşam giderleri artık öylesine pahalı hale geldi ki, devlet üniversitelerinde okumak bile lüks oldu. Öğrencilere verilen burslar, barınmaya, yemeğe ve ulaşıma yetmez hale geldi. Ailelerinden gelen cep harçlıkları ile ay sonunu getirmek için de her türlü fedakârlığa katlanmaları gerekiyor…
Özel okullarda ya da vakıf üniversitelerinde okumak için ise adeta servet gerekiyor. Gelecek öğrenim yılına yönelik ücretleri karşılamak, pek çok aile için altından kalkılamayacak bir yük haline geldi. Peki bu kimin umurunda?
Kapısında öğrenci bekleyen kolejler, sanki bu ülkede yaşamıyorlar gibi, sanki bugüne kadar velilerin desteği ile bu noktaya gelmemişler gibi “giden gider kalanlar bize yeter” dayatması içerisindeler.
Bu ekonomik şartlar ve bu bakış açısı, mecburiyetten kaynaklanan öğrenci kaçışını daha da artırmanın ötesinde bir işe yaramayacaktır. O okul velilerinin pek çoğu gelecek öğretim yılı için arayış içerisindeler.