Ayasofya Caminin geri planda kaldığı, siyasetin ve şaşılacak derecede seviyesiz görüntülerin öne çıktığı bir program uygulandı.
Müze yapıldığı döneme öfke, ana fikirdi. Kutuplaşma denen ayrılık illeti körüklendi.
Salgına rağmen, çağrılan yüzbinlere Cumhurbaşkanı nutuk attı. Cami çıkışı nutuklarının ilki değildi. Camide siyaset zirveye çıktı.
Camiler, öteden beri siyasetin arka bahçesiydi. Bugün devlet gücünü de arkalarına aldıkları için dünle kıyaslanamayacak kadar güçlü ve yıkıcı bir yapı doğdu.
Olanlar fenadır ve göreceğimiz şudur: Bu haliyle cami birleştirmiyor, ayırıyor. Sevdirmiyor, nefret ettiriyor. Bozulma çok yönlü ve derindir.