Prof. Dr. Mehmet Ceyhan, Türkiye’deki üçüncü doz aşı uygulaması ilgili ”Bizim yaptığımızın adı 3’üncü doz aşılama değil. Bizim yaptığımız Sinovac aşısı olmuş kişilerde bir ek doz mRNA aşısı yapmak” dedi.

Temmuz ayı itibariyle Türkiye, aşılamada yeni bir aşamaya geçerek 3’üncü doz uygulamasını başlamıştı. Bu kapsamda 50 yaş üstü kişiler ile sağlık çalışanları 3’üncü doz aşılarını olabiliyor. ‘Hatırlatma aşısı’ olarak da adlandırılan bu doz, ikinci doz aşının yapılmasının üzerinden en az üç ay geçenlere uygulanıyor. Bu aşamada da aşı tercihi vatandaşa bırakılıyor.
Cumhuriyet’ten Nagihan Yılkın’ın haberine göre 3’üncü doz uygulamasının devlet tarafından karmaşık bir hale getirildiğini söyleyen Profesör Ceyhan, ”İki doz Sinovac aşısı olmuş kişilere ek bir doz mRNA aşısı yapıp bağışıklığı yeteri kadar güçlendirebiliriz diye bir uygulama yapılıyor. İki doz Sinovac aşısının üzerine BioNTech yapıldığında bağışıklık ne kadar artıyor? Böyle bir veri elimizde yok, kimsenin elinde yok” dedi.
Ceyhan, BioNTech aşısının geliştiricilerinden olan Uğur Şahin’in önemli bir bilim insanı olmasına karşın, 3’üncü doz konusunda referans olamayacağı görüşünde: ”Böyle soruları, böyle bir dönemde firmayla bağlantısı olan firma sahiplerine o aşıları geliştiren devlet yöneticilerine sormamak lazım. Çünkü bu ister istemez, ne yaparsanız yapın neticede bu iş bir ticari olaydır ve o söylemlere yansır. Çünkü bu dönemde işte ‘Uğur Şahin şunu dedi ki’…diye referans göstermek yerine, yapılan bir çalışmada ‘Şöyle bir sonuç bulunmuş, bu bize uygun mudur’ diye değerlendirmek çok daha doğru diye düşünüyorum.”
‘Yeni artış dönemleri de göreceğiz’
Alınan tedbirlerin etkisizliğine dikkat çeken Ceyhan, Delta varyantının yoğun olduğu ülkelerden gelen turistlere ilgili riske vurgu yaptı.
Bayramdaki hareketliliğin sonuçlarının henüz görülmediğini belirten Ceyhan şunları söyledi: ”Biz her halükarda, toplumun yüzde seksenini aşılayana kadar, yeni artış dönemleri göreceğiz. Şimdi dördüncüyü görüyoruz. Belki beşinciyi de göreceğiz. Buradaki dalganın büyüklüğünü belirleyen bizim alacağımız tedbirlerdir. Halk, günlük vaka sayılarının kontrolünde aşıyı tedbirlerin önüne koydu. Bu durum da biraz devletin verdiği mesajlardan kaynaklandı. ‘Tedbirleri kaldırdık ve geri kalanını aşı halledecek’ dendi. Halbuki aşının böyle bir özelliği yok. Aşı yüzde seksenlere ulaşıldığında etkisini gösterir. Aşılamayı yüzde 30’dan, yüzde 40’a ulaştırdığınızda bir şey değişmiyor. O yüzden tedbirleri aksattık. Gerek devlet kısıtlamaları kaldırdı. Gerekse de vatandaşlar maske ve mesafe önlemlerini bıraktılar ve ortaya bu sonuç çıktı.”
Türkiye’de dün 19 bin 761 vaka, 51 can kaybı tespit edildi. Böylelikle kısıtlamaların kaldırıldığı 1 Temmuz’dan bu yana vaka sayısı 6 binin altından 20 bine dayanmış oldu.