Yakup Kepenek: 'Dünya lideri' olmanın ilk koşulu güçlü bir ekonomidir

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Geçen hafta gerçekleşen Brüksel seferi öncesinde yandaş basın-yayın Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir ‘dünya lideri’ olduğunu sürekli vurgulamaktaydı.

Erdoğan’ın Brüksel çıkarmasıyla, o sözüm ona bağımsız dış politika çok geride kaldı.

ABD Avrupa’ya dönünce Türkiye de ABD’yle ‘tam bağımlılık’ ilişkisine döndü.

Biden’in, Erdoğan ile görüşmesinden sonra ‘iyi şeyler hissediyorum’ demesi, iki ülke arasındaki çok sayıdaki önemli sorunların çözüme kavuştuğu anlamına gelmiyor.

Bir kez daha kanıtlandı ki, ‘dünya lideri’ olmanın ve küresel denizde bağımsız yüzmenin ve buna dayalı dış politikanın ilk koşulu, gücünü her gün ilerleyen teknolojiden alan ‘güçlü bir ekonomidir’.

Bunun gerçekleşmesi için de, bağımsız ‘kurumlar’, özgür, güçlü ‘bilim’ ve çağdaş eğitim almış ‘nitelikli insan gücü’ üçlüsünün bir bütünlük içinde işlediği, yüzerken ‘ileriye bakan’ bir devlet yapısı gerekir.

Yakup Kepenek’in yazısı