Kuşkusuz kaygılanmamız gereken sadece çevresel kirlenme değil, iktidar piramidinin en tepesinden alt kademelerine kadar her alanda yaşanan ahlaki çürüme devlet aygıtının işleyişi safhasında ortaya çıkan pek çok kirliliği adeta meşrulaştıran bir zihniyet kirlenmesinin ortaya saçılmasına yol açmıştır.
Bu yozlaşma ve çürümede toplumu oluşturan bireyler olarak hepimizin payı bulunmaktadır. Ama bir kesim var ki en büyük pay onlarındır.
Biliyoruz ki muhafazakar ve dindar kimlikli AK Parti’nin kuruluşunun ilk gününden bugüne gelişinde büyük katkılar sağlayan, inşa ettiği yapıya harç koyan dindar ve muhafazakar kesimlerdir…
Dindarlığın sadece belli ibadetleri yerine getirmek gibi dar bir alana hapseden anlayış, Türkiye dahil bütün Müslüman dünyayı insan/kul hakkının gözetilmesine, kadın ve çocuk haklarının, çevrenin korunmasına, ehliyete, liyakate ve şeffaflığa karşı duyarsız hale getirmiştir.