Ayasofya’da Mustafa Kemal’e akıllarınca “had bildirme“yi gelenek hâline getirmek isteyenler, aynı kalıp cümleleri kullanarak, kendilerini fosilleştiriyorlar.
Birileri laikliği dinsizlik telakkî etmiş, birileri, dinin bütün rüknünün yerine getirildiği bir nizam görmüştür.
R. T. Erdoğan laikliğin içini nasıl doldurulacağını elbette biliyor. Kimseyi ürkütmeyin, “laikiz” deyip geçin, demeye getirdiğini de düşünebiliriz.
2016’da TBMM Başkanı İsmail Kahraman “Yeni Anayasada laiklik olmasın.” demişti. Ak Parti içinde çok kişi laikliğe karşı tavrını açık ortaya koymuştur.
Şimdilerde de Ak Parti’nin Anayasa taslağına laikliğin girip girmeyeceği merak ediliyor. Muhtemelen girecektir. Ama nasıl? O ayrı mesele.