Marmara Denizi, kainatın akışında binlerce yıldır kendi yaşam döngüsü içinde yol almaktayken bugünlerde tanık olduğumuz “musilaj” yani “deniz salyası” sorunundan mustarip.
Marmara’ya yaklaşık 7 bin 300 yıl önce Akdeniz’in sularının gelmesiyle şekillenen ekolojik yapı artık yavaş yavaş başkalaşmaya yüz tutmuş durumda.
Sınırlı bir ölçüde iklim değişikliğinin de etkisi olmakla birlikte ağırlıklı olarak insanların denize bıraktıkları atıkların neden olduğu bu çevre felaketi, bir taraftan kıyılara vururken, diğer taraftan Marmara’nın derinliğine doğru da yayılıyor, suyun altındaki bütün ekosistemleri tahrip ediyor.
“Türkiye’de hep atıkları denize bıraktığımız takdirde nasıl olsa deniz temizler diye bir zihniyet var. Öyle olmuyor. Bu bakışın da değişmesi gerekiyor. Çünkü yaşadığımız sorun öyle olmadığını hepimize gösteriyor. Kirli bir denizin etrafında sağlıklı hayat olmaz” derken, Prof. Naci Görür temel bir zihniyet değişikliğini zorunlu görüyor.