TÜİK’e göre Türkiye ekonomisi ilk çeyrekte yüzde 7 büyüyerek son üç yılın en iyi performansını ortaya koydu. Ancak ekonomi büyürken, işsizlik rekor kırdı, enflasyon çift haneyi gördü ve halkın alım gücü daha da düştü.
Prof. Dr. Veysel Ulusoy’a göre söz konusu büyüme, uluslararası literatürde tanımlandığı gibi halkı ‘fakirleştiren bir büyüme.’ Söz konusu büyümeden kimlerin karlı çıktığını tahmin etmek ise çok güç değil.

DW Türkçe’ye konuşan Yeditepe Üniversitesi Ticari Bilimler Fakültesi’nden öğretim üyesi Ulusoy, Türkiye’nin aslında 2018’den beri büyümediği hatta küçüldüğü görüşünde.
Ulusoy, sokaktaki duruma ve istatistiklere bakınca milli gelirdeki büyümenin tüketicinin cebine yansımadığının çok açık olduğunu belirterek, şunları söyledi: “Tüketicinin cebine yansımayan büyümeye reel olarak kaliteli bir büyüme demek yanlış olur. Kitleler yoksullaşırken sermaye sahiplerinin büyüdüğünü görüyoruz. Türkiye’de de bu dönemde olan şey budur.”
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) İşletme Fakültesi’nden öğretim üyesi Prof. Dr. Öner Günçavdı’ya göre de Türkiye’deki büyüme giderek daha az kapsayıcı bir hal aldı.
Ekonomideki gerçek performansı ancak ‘baz etkileri‘ ortadan kalktıktan sonra görebileceğimizi söyleyen Günçavdı şöyle devam etti: “Büyümeyle biz istihdam imkanı sağlayamıyoruz, gelir dağılımını düzeltemiyoruz, yoksulluğu indiremiyoruz. Yani büyüme elde ediyoruz ama bunun ortaya çıkardığı nimetlerden toplumun geniş kesimlerini faydalandıramıyoruz.”
Rakamlar ne gösteriyor?
Türkiye, pandemi yılı 2020’de yüzde 1,8 büyüyerek G-20 ülkeleri arasında Çin’den sonra yılı büyümeyle tamamlayan ikinci ülke oldu. Ancak ekonomi büyürken, aynı dönemde yoksulluk ve işsizlik de tarihi seviyelere ulaştı. Son bir yılda giderek artan enflasyon ise toplumun geniş kesimlerinde gelir kaybına neden oldu.
Resmi verilere göre, tüketici enflasyonu son bir yılda yüzde 11 seviyesinden yüzde 17’ye geldi. Bağımsız kuruluşlar ise sokakta hissedilen enflasyonun yüzde 30’u aştığını dile getiriyor.
Yoksul sayısı arttı
Dünya Bankası’nın nisan sonunda yayınladığı Türkiye Ekonomik İzleme Raporu’na göre ise Türkiye’de son iki yılda kur krizi ve pandemi nedeniyle mutlak yoksul sayısı 3,2 milyon kişi artarak 10 milyon 171 kişiye yükseldi.
Böylelikle, 2018’de nüfusa oranla yüzde 8,5 olan mutlak yoksul sayısı, 2020’de yüzde 12,2’ye çıktı. Dünya Bankası, kişi başı günlük tüketimi 5,5 dolar seviyesinin altında olan kişileri ‘mutlak yoksul‘ olarak tanımlıyor.
‘Makyajlı’ olduğu eleştirilerinin yöneltildiği TÜİK’in işsizlik oranı ise ilk çeyrekte yüzde 0,1 puan artışla yüzde 12,9 oldu. Bu 4 milyon 118 bin işsiz birey anlamı taşıyor.