Sınır nöbetindeki sığınmacılar: Kobani düşmez, çocuklarımız IŞİD'den korkmuyor

 

AZADE SİMAVİ

Kobani’de çatışmaların gölgesinde destek için peşmerge güçlerinin gelişi beklenirken, sınırdaki IŞİD nöbeti de devam ediyor. Türkiye çapında çok sayıda kişi dayanışma için sınır kasabası Suruç’a gitti ama asıl ‘nöbetçiler‘, evlerini terk etmek zorunda kalan Kobanililerin kendileri…

‘İki IŞİD üyesini teslim ettik’

kobani bomba
Fotoğraflar: DHA

Öyle ki, bazıları bütün gün sınırdan ayrılmıyor. Bazılarıysa 24 saat süren ‘görev‘i başka gönüllülere devredip geri dönüyor. Bazıları aile olarak geliyor, çadır kurup bekliyor. Ellerinde dürbün, ailelerini ve evlerini gözlüyor, kentin düşmemesi için dua ediyorlar.

Fakat asıl amaç, kenti Türkiye sınırından da ‘savunmak‘, yani IŞİD militanlarının Türkiye’den geçişini engellemek. Kobanili bir sığınmacı, önceki gün iki IŞİD üyesini tespit edip güvenlik güçlerine teslim ettiklerini anlatıyor.

‘Çadırda bile yaşarız, yeter ki kente dönelim’

Sınırda konuştuğumuz sığınmacılar Kobani’nin düşmeyeceğinden emin; ”Evlerimizde geri döneceğiz” diyorlar. ”Evleriniz yıkıldıysa nasıl yaşayacaksınız?” sorusuna yanıtları kesin: ”Çadır bile kurarız, yeter ki bizim toprağımız olsun.

Nöbet tutanlar, patlamaların sadece sesine ve yankısına bakarak o bombanın açık alana mı, köye mi yoksa şehir merkezine mi düştüğünü tahmin etmekte de ustalaşmış.

‘Akrabalarım ölmüş, ben mi IŞİD’den korkacağım?’

Sınırdan Suruç merkeze dönüşlerinde konuştuğumuz bir sığınmacı ise ailesinden kayıp vermesine rağmen metanetli; IŞİD’den korkmuyor: ”Ölümden öte korku mu var? Benim köyüm orada, akrabalarım da Kobani’de. Onlar zaten öldü, ben mi ölümden korkacağım? Hayvanlarım o köyde, gidip baktım, su verdim. Şimdi de geri dönüyorum. Ben IŞİD’den korkmam, Kobanili çocuklarımız da korkmuyor.”