İki HDP'linin vekilliğinin düşürülmesine dair zorunlu bir 'düzeltme' yazısı!
İ

Murat Sevinç
Murat Sevinç
Mülkiyeli. Anayasa hukuku, tarihi ve Türkiye'nin siyasal yaşamına odaklandı. 2017'de Barış İmzacısı diye üniversiteden atıldı. 2024'te iade edildi. Kitapları da var. Köşe yazısı yazmaya Radikal İki'de başladı, 2014'ten beri Diken'de.

MURAT SEVİNÇ

Okuyacağınız kısa yazı, son yazıma dair bir düzeltme ve özürdür. 

Son yazı milletvekilliği düşürülen üç vekilin durumunu ‘bir arada’ ele alıyor ve iki HDP’linin vekilliğinin düşürülebilmesi ile CHP’nin 2016’da destek verdiği anayasa değişikliği arasında bağlantı kuruyordu. 

Bu bir hata ve benim dikkatsizliğimin sonucu. Haliyle bir başka yazıdaki dipnotla değil, ayrı bir yazıyla düzeltilmeli. 

Özetlemeye çalışayım: 

Anayasaya aykırı ama destekleyeceğiz’ ifadesiyle hatırlanan 2016 tarihli anayasa değişikliği nedeniyle (sayesinde!) ‘beklenen’ çok karar var ve bu aymazlık, ilerleyen aylarda yeni sorunlara, gürültüye neden olacak muhtemelen. Dolayısıyla CHP’ye ve o değişikliği destekleyen herkese yönelik eleştiriler bâki. Ayrıca, üç vekilden biri olan Berberoğlu’nun vekilliğinin düşürülmesi, bu kapsamda. 

Ancak, yazıya konu olan iki HDP’li vekil Leyla Güven ve Musa Farisoğulları’nın vekilliklerini düşürülmesine giden sürecin, söz konusu anayasa değişikliğiyle ilgisi yok! Benim hatam, üçünü aynı kapsamda ele almamdı ve bu hatayı yapmama neden olan, berbat hafızama duyduğum gereksiz güvendi. Leyla Güven’in ikinci kez seçildiğinden ve hakkında sürdürülen kovuşturmanın, Yargıtay’ın Berberoğlu hakkında verdiği saçma karardaki gerekçelerle sürdürülebildiğinden kuşku duymadım. Ne yazık ki!

Oysa Leyla Güven, 2018’de ‘ilk kez’ seçildi ve durumu Berberoğlu’ndan farklıydı. Ben bunu fark ettiğimde ise yazı yayınlanmıştı! 

Peki, Güven ve Farisoğulları milletvekiliyken nasıl yargılanıp mahkûm edilebildi?

Yargıtay, Berberoğlu’nun yargılamasının devam edebilmesi için milletvekilliğinin yeniden kaldırılmasına gerek olmadığına, Anayasa’ya eklenen Geçici 20.maddenin dokunulmazlığa bir istisna daha getirdiğine hükmederek, haklı olarak çok eleştirilen bir karara imza atmıştı. Berberoğlu’nun yargılanması, bu karar nedeniyle sürdürülebildi ve sonunda mahkûm oldu. 

Buna mukabil, iki HDP milletvekilinin milletvekiliyken yargılanabilmeleri, Yargıtay tarafından farklı bir gerekçeye dayandırıldı. Haklarındaki soruşturma/kovuşturma milletvekili olmadan çok yıllar önce başlatılmıştı. Dolayısıyla 2016 değişikliği esnasında milletvekili olmayan iki vekilin yargılanması söz konusu. 

Anayasa’nın yasama bağışıklıklarını düzenleyen 83.maddesinin ikinci fıkrasında, dokunulmazlığın iki istisnasına yer verilir: ‘Ağır cezayı gerektiren suçüstü hali’ ve ‘seçiminden önce soruşturulmasına başlanılmış olmak kaydıyla Anayasanın 14.maddesindeki durumlar.‘ Bu iki durumda vekil, dokunulmazlığı TBMM tarafından kaldırılmasına gerek olmadan yargılanabilir.

İşte Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 2019’daki kararında (E.2018/7107 ve K.2019/5300) adı geçen iki HDP milletvekilinin 2018 Haziran’ında vekil seçilmelerinden sonra yargılamalarının sürmesini, yukarıdaki ‘14.madde’ istisnasına dayandırıyor. Yargılandıkları fiillerin, Anayasa’nın 14.maddesinde belirtilen durumların TCK’deki karşılığı olduğuna hükmedip dokunulmazlıklarının kaldırılmasının ‘gerekmediğine’ karar veriyor. 

Yargı bunu daha önce başka vekiller açısından da yapmıştı. Hatta ‘tutuklu yargılanmalarına’ karar vermişti de, vekiller TBMM’ye gelip yemin ederek göreve başlayamamışlardı, malumunuz.    

Ezcümle, iki HDP’li açısından, Berberoğlu’nunkinden farklı bir ‘gerekçe’ söz konusu ve yinelemek gerekirse, Güven ve Farisoğulları’nın karşı karşıya oldukları yargı sürecinin ve vekilliklerini kaybetmelerinin, CHP’nin desteklediği 2016 anayasa değişikliği, yani Anayasa’nın Geçici 20.maddesi ile bir ilişkisi yok. 

Ayrıca bu durumda, o değişiklik esnasında, “bir kişi yeniden seçilirse yargılamanın devam edebilmesi, dokunulmazlığın yeniden kaldırılmasına bağlı” açıklamasını yaparak güvence veren, dönemin Anayasa Komisyonu başkanı Mustafa Şentop’un sözleri ile iki vekilin vekilliklerinin düşürülmesi arasında ilişki kurulamaz.

Sonuç olarak muhterem okur, diğer tüm düşünce ve değerlendirmelerimin geçerli olduğunu savunsam da, yalnızca iki HDP’li vekilin durumu açısından yaptığım hatayı kabul etmek ve düzeltmek zorundayım.

Dikkatsizlik mi, yaşlanmak mı, yorgunluk mu, bilmiyorum…