Trabzon’un Dernekpazarı ilçesinde, Recep Ali Düzenli’nin, pazar günü, yılan sokması sonucunda hayatını kaybetmesi, Sinop ve Artvin’de ormanlık alanda yılan görülmesi bölgede endişe yarattı ve panzehirin önemini anımsattı.

Karadeniz Özel Eğitim Mesleki Eğitim Merkezi’nin müdür yardımcısı Düzenli’nin kardeşi Nazım Yücel Düzenli, panzehirin hastaneye üç saatte Ordu’dan getirtildiğini belirterek, hastanede de panzehir olması gerektiğini savundu.
Çay bahşesini temizlerken yılan soktuğu sırada ağabeyinden 10 metre uzakta olduğunu, vakit kaybetmeden eve geçtiklerini anlatan Düzenli şöyle devam etti: “Daha önce arı sokması olduğu için alerjisi olduğunu biliyordum. Alerji hapı verip acil şekilde sağlık ekiplerine yetiştirmeye çalıştım. O sırada ambulansa haber verdik. Köyün girişinde ambulansa teslim ettim. Of Devlet Hastanesi’ne haber verdiler. Orada acil şekilde bir helikopteri hazır hale getirdiler. Kalbi durmuştu, o yüzden hemen alıp diğer hastaneye geçemediler. İki saat geçtikten sonra helikoptere geçildi ancak helikopterin içi küçük olduğu ve müdahale edilemeyeceği için ambulansla götürüleceği söylendi. Farabi Hastanesi’ne geçtik. Farabi Hastanesi’nde yılan panzehiri bulunmadığı için Ordu’da bulunan panzehir özel araçla üç saat sonra hastaneye getirildi. Ama işe yaramadı. Burada bu tür hayvanların bulunuyor. Hastanede panzehirlerin bulunması gerekiyor. Ama panzehirin olmaması ağabeyimin ölüm sebebi diyemem.”
Karadeniz Teknik Üniversitesi Fen Bilimleri Fakültesi Biyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Ufuk Bülbül ise Doğu Karadeniz bölgesinde özellikle çay bahçelerinde zehirli yılan bulunabildiğine dikkat çekti.
‘Kalın kıyafet ve bot giyin’
Kafkas Burunlu Engereği ve Baran Engereği adlı iki zehirli yılan olabileceğini anlatan ve bahçeye gidenlere kalın kıyafet ve bot giymelerini öneren Bülbül şunları söyledi: “Bunlar çay bahçelerinin olduğu yerlerde ve ormanlık alanlarda yaşayan hayvanlar. Özellikle akşam saatlerine veya sabahın ilk ışıklarına doğru gezinip, gece aktif olurlar. Gündüzleri taş altlarında veya oyuklarda saklanmayı tercih ederler. Alacakaranlık veya sabahın ilk saatlerinde çay bahçelerine çalışmaya giderken dikkatli olunması gerekir. Bahçeye gidecek kişilerin mümkün olduğu kadar kalın kıyafet ve bot giymeleri lazım. Ülkemizde yaşayan engerek türlerinin zehir dişleri, kot ve botları delecek kadar büyük ve güçlü değil.”
Bülbül, yılan soktuğunda zehrin ağız yoluyla emilip atılmasının da tehlikeli olduğunu altını çizerek şu ifadeleri kullandı: “Zehrin akış hızını azaltmak için ısırılan yerin üzerini bir bezle sıkmak gerekir. Oradaki zehiri dışarı almamız gerekir. Bunun için de asla ağızla emip tükürmemek lazım. Plastik enjektörle çekip zehri çıkarıp alınabilirse zehir miktarı azaltılabilir.“
‘Burada görülmemiş hadise’
Düzenli’nin dayısı Ahmet Ertürk de yeğeninin yılanın üzerine basmış olabileceğini söyleyerek şöyle konuştu: “Bildiğimiz kadarıyla otopsi raporunda yılan zehirlenmesi değil, alerjik rahatsızlık dolayısıyla kalp durması neticesinde vefat ediyor. Kardeşine söylediği kadarıyla kendisi bir ısırık hissetmiş ama hastanedeki muayene esnasında ayağında iki kez ısırıldığı görülüyor. Köyümüzde ilk kez yılan ısırması sonucu ölüm olayı yaşanıyor. Bizim köyde hiçbir zaman görülmemiş bir hadise. Yılan her zaman görülür ama kaçar, insanlara bir zararı olmamıştır.”
Erzurum’a Sivas’tan getirtilmişti
10 Mayıs’ta, Bingöl’ün Kiğı ilçesinde yaşayan 18 yaşındaki Mustafa Bektaş’ı engerek yılanın ısırmıştı. Erzurum’a sevk edilen Bektaş için orada panzehir olmaması nedeniyle doktorlar ve sağlık çalışanlarının altı saat süren çalışmasıyla Sivas’tan panzehir getirtilmişti.
Erzurum Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Yakutiye Araştırma Hastanesi Başhekim Yardımcısı Prof. Dr. Hakan Uslu ellerinde neden antiserum olmadığını şöyle açıklamıştı: “Bunlar çok pahalı ürünler miadı olan kısa sürede tüketilmesi gereken ürünler. Onun için sirkülasyon sağlamak lazım. Sağlık Bakanlığı bu tür hallerde bu tür ilaçları büyük merkezlerde stokluyor. Buradan çevre il ve ilçelere gönderiliyor.“