Türkiye’de iktidara egemen olan zihniyet; oldu bitti, asıl tehlikeyi fikirde görmüş, bu nedenle düşünce insanlarını asıl düşman kabul etmiştir. Cezaevlerinin yükünün azaltılması konusu gündeme gelince aynı anlayışın yeniden ortaya çıktığını görüyoruz.
Bu ülkenin Cumhurbaşkanı; bir şiir okuduğu için hapse girdi, siyasi yasaklı haline geldi. Yasakları aşabilmesi de kolay olmadı…
141-142. maddeler kanundan çıkarılırken Terörle Mücadele Kanunu ‘devleti koruma iddiası’nı devraldı. Şimdi neredeyse bütün muhalif görüşlerin kolaylıkla ‘terör kapsamı’ içine alınabildiği bir dönemdeyiz. Tabii, muhalif görüşleri nedeniyle tutuklananlar da otomatikman ‘terör şüphelisi’ oluyor.