“Marjinal”, adı üstünde, kenarda kıyıda, genel gidişi etkilemeyen bir kişidir. Zaten kendisinin de, çok zaman, etkilemek gibi bir isteği yoktur.
Ama nedense bizim memlekette herkesin aklı fikri “marjinal”lerde. “Marjinal ne dedi?” “Marjinal ne yaptı?” Niye bu kadar meşgulsünüz marjinallerle?
Bu, “marjinaller” bir zaman önce “liberal”ken de böyleydi. Onlar da, bir avuç sapı silik adamdı, söylediklerini ciddiye almak için sebep yoktu vb., vb. Ama bir yandan bunu anlatır, bir yandan da, sabah akşam, “liboş” dedikodusu yaparlardı.
Üstelik, o gün “liberaller”e sövenlerle bugün “marjinaller”e hakaret edenler, birbirlerinin de can düşmanı. Birbirlerinin can düşmanı ama, aynı zamanda “liberal marjinaller”e ya da “marjinal liberaller”e düşmanlar, eşit bir hınç dozuyla. Bu da tuhaf değil mi?
Bir anlamı olmalı, bu durumun.
Neyse, marjinal geldik, marjinal gidiyoruz.