Ali Babacan’ın istifası ile -parti demeden- yeni parti hazırlığını duyurduğu açıklamasında az kullanılan bir sözcük dikkatimi çekti: “Sınama.”
Babacan’ın açıklamasıyla ete kemiğe bürünen hareketin, kendi camialarında “kefaret” diye anıldığını meslektaşım arkadaşım Murat Sabuncu’nun T24’teki yazısıyla öğrenmiştik.
Babacan’ın küresel sermaye ve uluslar üstü kurumlar nezdinde dinlenirliği, bir karşılığı olduğu açıktır. Ancak aktif siyasetten uzak durduğu son yıllarda, ülkeyi toplumu altüst eden, ağır hak ihlalleri yaşatan, yaşatmakta olan bütün bu “sınamalar”da siyasi aktör olarak görünmeyişini rıza üretmek için yeterli olduğunu sanıyorsa da yanılmaktadır.