Çorlu’da dün kimya fabrikasında çıkan yangın, Türkiye’de endüstriyel kazalara karşı uygulanan yeterli bir mevzuat olmadığını gündeme getirdi.
Hürriyet’ten Melis Alphan’in köşesinde yer verdiği bilgiler yakın zamanda 301 işçinin hayatını kaybettiği Soma faciasından sonra Türkiye’nin endüstriyel kazalara karşı da hazırlıksız olduğunu gösteriyor.
Avrupa Birliği üyelik sürecinde kabul edilen ‘Büyük Endüstriyel Kazaların Önlenmesi ve Etkilerinin Azaltılması Yönetmeliği’ 2010’da yayınlansa da uygulanmıyor, çünkü maddelerin uygulanması 2016 ve 2017 yıllarına ertelendi. Buna göre, AFAD olası kazalara dair güvenlik önlemlerini içeren harici durum planını en erken 2017’de hazırlayacak.
Tesislerin depoladıkları kimyasal ve tehlikeli maddelere dair yapacakları bildirimler haricinde tüm yönetmelik maddeleri ise 2016 yılına ertelendi. Maddeler tesislerin hazırlaması gereken dahili acil durum planları, güvenlik raporları ve bunların Çalışma Bakanlığı tarafından onaylanmaları gibi önemli kısımları içeriyor.
Şuan kazalara karşı hangi önlemler alınıyor?

AFAD’ın endüstriyel kazalara karşı bir eylem planı yok. Güvenlik önlemi olarak ise, tesislerin halihazırda depoladıkları kimyasal ve tehlikeli maddeleri Çevre Bakanlığı’na beyan etmeleri gerekiyor. Bakanlık da bu bildirimleri esas alıyor. Bu durum, tesislere yükümlülüklerden kaçmak adına düşük beyanlar yapma imkânını yaratıyor.
Bakanlık’ın yaptığı denetimler de endüstriyel kazalar yönetmeliği kapsamında yapılmıyor. Türkiye’de 20 bine yakın tesisten sadece yaklaşık 6 bini bildirim yapıyor, 5 bine yakın tesis ise sistemde kapsam dışı olarak yer alıyor.
İmar planları da kazalar gözetilerek yapılmıyor
Öte yandan Türkiye’de arazi kullanım planlarına dair bir düzenleme de yok. Yani, tesis çevresindeki yapılaşma, kamu binaları, sanayi alanları gibi konulara ilişkin imar planları tehlikeler göz önünde bulundurularak düzenlenmemiş.
Sanayi bölgeleri yüksek risk altında
Durumu değerlendiren TMMOB Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu yönetmeliklerin tesislere ek maliyet getireceği sebebiyle ertelendiğini dile getirdi.
Trakya, Kocaeli, Adana, İzmir, yani sanayinin olduğu tüm bölgelerde riskin çok, Soma’dan daha büyük tehlikelerin de kapıda olduğunu vurgulayan Bozoğlu şunları söyledi: “AFAD yetersiz bir kurum. Algısı düşük. İhtisaslaşma yok. Çevre Bakanlığı’nın personeli yetersiz ve bürokratların sürekli değişmesi sorun. İstanbul’da binlerce tesis var. İl müdürlüğündeki yetkili denetçi sayısı 25’i geçmiyor. Bazılarının mesleği de çok alakasız. Ve bu insanlar onlarca farklı işle uğraşıyor. Çalışma Bakanlığı konuya hâkim değil. Müfettişler bu konuda bilgisiz. Toplamda 500-600 teknik müfettiş var. Bu sayı yetersiz.”