Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) 323 gündür tutuklu bulunan Osman Kavala’nın başvurusu için Ankara’dan savunma talep ederken dosyayı hızlandırılmış prosedürle işleme koyma kararı aldı.

İstanbul’da 19 Ekim’de gözaltına alınan Kavala’nın, tutuklu ABD İstanbul başkonsolosluğu görevlisi Metin Topuz ile aynı soruşturma dosyasına dahil edildiği ortaya çıkmıştı.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan 24 Ekim’de Meclis grubunda yaptığı konuşmada Kavala için, “Türkiye’nin Soros’u dedikleri kişinin bağlantıları çıkıyor ortaya. Gereken hesabı soracağız” demişti.
Kavala, 1 Kasım günü ‘hükümet ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ suçlamasıyla tutuklanarak Silivri Cezaevi’ne konulmuştu.
DW Türkçe’den Kayhan Karaca’nın haberine göre AİHM, Kavala’nın avukatlarının 8 Haziran 2018’deki başvurusunda dosyayı hızlandırılmış prosedürle işleme koyma kararı aldı.
Başvuruyu Türk hükümetine ileten AİHM, savunma yapması için Ankara’ya bir dizi soru yöneltti.
AİHM: ‘Kuvvetli şüphe’ ne demek?
Mahkeme özellikle Kavala hakkındaki geçici tutukluluk kararının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) ve AİHM içtihatlarına uyumluluğuna odaklandı.
AİHM, tutuklanma kararına temel oluşturan ‘şuç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe’ kavramı hakkında ayrıntılı bilgi istedi. Tutuklama kararı alındığı sırada dosyada bulunan kanıtların yeterli olup olmadığını sordu.
Kavala hakkındaki geçici tutukluluk süresinin ‘makul sürede’ yargılanma şartıyla bağdaşıklığını da sorgulayan AİHM, Kavala’nın, tutukluluğun yasallığına karşı itiraz hakkına sahip olup olmadığı konusunda da ayrıntı talep etti.
Türkiye tutukluluğun siyasi olmadığını ispat etmeye çalışacak
AİHM Ankara’ya Kavala’nın AYM’ye yaptığı başvuruyla ilgili de sorular yöneltti.
AYM’ninn önündeki sürecin uzunluğunun AİHS ile uyumlu olup olmadığı hakkında görüş istedi.
AİHM son olarak Kavala’ya yönelik tutuklama kararının ‘siyasi’ olduğuna ilişkin iddialar hakkında Türk hükümetinden savunma talebinde bulundu.
Kavala’ın şikayetleri
Osman Kavala AİHM’e yaptığı başvuruda, hakkındaki geçici tutukluluk kararının ve bu kararın uzatılmasının AİHS’nin emniyet ve güvenlik haklarıyla ilgili beşinci maddesine aykırı olduğunu savundu.
Hakkındaki geçici tutukluluk ve tutukluluğun devamı kararlarına itiraz edememiş olması ve Anayasa Mahkemesi önündeki sürecin uzunluğunun da AİHS’nin aynı maddesine aykırı olduğu savunan Kavala, hakkındaki tutukluluk kararının siyasi nedenlerden ötürü verildiğini, bu durumun AİHS’nin 18’inci maddesine aykırı olduğunu ileri sürdü.