Zeytinlikleri madencilik ve sanayi tesislerine açmasıyla dikkat çeken ‘Üretim Reform Paketi’ne ilişkin yasa tasarısına ‘akademisyen vekile çifte maaş’ düzenlemesinin de ‘sokuşturulduğu’ ortaya çıktı.

Zeytinliklerin ‘kamu yararı’ varsa, bir kurul kararıyla sanayi alanı ilan edilmesinin de önünü açan tasarı dün Meclis komisyonunda kabul edilmişti. Tasarı, zeytinliklerin sonunu getireceği gerekçesiyle üreticilerin şiddetli muhalefeti ve kamuoyunun tepkisiyle karşılaşmıştı.
Kendilerine yontmuşlar

Ancak pakete son anda eklenen yeni maddeler, üretim reformuyla ilgisiz konuları da içeriyor.
Bunlardan biri daha önce de gündeme gelen ancak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın “Bu süreçte getirilmese iyi olurdu” sözleri üzerine geri çekilen milletvekilleri maaşıyla ilgili bir düzenleme.
Buna göre akademi kökenli milletvekilleri, vekillikten emekli olduktan sonra üniversiteye dönerse, hem üniversiteden maaş, hem de milletvekili emekli maaşı alabilecek. Mevcut uygulamadaysa emekli milletvekili üniversiteden ders ücreti dışında hiçbir gelir elde edemiyor.
‘Vekil maaşıyla zeytinliğin ne ilgisi var?’

Denizli milletvekili ve paketin görüşmelerinin yapıldığı Sanayi Komisyonu’nun CHP Grubu Sözcüsü Kazım Arslan, Meclis’te yaptığı toplantıda eklenen maddelere tepki gösterdi.
Arslan, tasarının zeytinlik, mera ve kıyıları korumak dururken talana açtığını, koruması gereken alanları bırakıp son dakika önergesiyle emekli milletvekiline üniversiteye kadro ve maaşla dönme olanağı getirdiğini vurguladı.
Arslan, paketin bir tür ‘fırsatçılık’a malzeme edildiğini belirterek şunları söyledi: “Üretim reform paketi adıyla komisyonumuza gelen tasarı, dün akşam itibariyle tümüyle amacından sapmıştır. Tasarıya üretim reformuyla uzaktan yakından ilgisi olmayan maddeler eklenmeye devam etmiştir. Sanayicinin, esnafın sorunlarını çözmek için yola çıkan tasarı, dün akşam tasarı bittikten sonra alelacele getirilen korsan maddelerle torbadan çuvala dönmüştür. Açıkça soruyorum: Milletvekilliği biten akademisyenin profesör maaşı ve kadrosuyla üniversitesine dönmesinin, hem emekli vekil maaşı, hem profesör maaşı almasının üretim reform paketiyle ne ilgisi var?”
Arslan, pakete eklenen başka bir maddeyle daha bakan ve bürokratlara imtiyaz sağlandığını savundu: “Özelleştirmeler sonucu kamu zararına yol açmış bakanlar kurulu üyelerine, özelleştirme bürokratlarına geri ödetilecek paraların korsan bir yasa maddesiyle affedilmesinin üretim reform paketiyle ne ilgisi var? Bu son dakika önergesi, zeytinliklere kamu yararı bahanesiyle saldıranların yeni oyunudur. Zeytine, meraya, kıyıya çare bulmak varken, son dakika önergesiyle üniversite adı değiştirmenin üretim reform paketiyle ne ilgisi var? Milletvekilliği biten akademisyenin aynı kadrosuyla üniversitesine dönmesine, bunca genç akademisyen kadro beklerken hem emekli maaşı, hem de profesörlük maaşı almasının üretim reform paketiyle ne ilgisi var?”
‘Hangi şirketler baskı kuruyor?’
Zeytin Yasası’nın 1995’ten bu yana korunduğunu vurgulayan CHP’li vekil, iktidarın bu yasayla bazı şirketleri koruduğunu söyledi.
Arslan şöyle devam etti: “Bu zeytinlik maddesine ‘Evet’ oyu veren vekillere hatirlatmak isterim. Zeytinin ölüm fermanına karşı çıkan Tarkan’a ‘Zeytinliği mi varmış’ diyen sayın bakana soruyorum: Size bu zeytinlik, mera ve kıyı kanunu için hangi şirketler, hangi isimler baskı kuruyor? İktidara yakın hangi şirketler, yatırımları kapıda hazırlamış da bu yasanın çıkmasını bekliyor? Zeytinlikleri, mera ve kıyıları talan edecek bu tasarı için kimler bakanlığa baskı kuruyor ama komisyona gelemiyorlar?”
‘Kamu yararı’ kılıfı: Zeytinliklerin ‘ölüm fermanı’ tasarı komisyonda kabul edildi
Meclis komisyonu üyesi zeytin üreticisi: Yasa geçerse zeytincilik bitmiştir
Bakan, Tarkan’a ‘had bildirdi’: Zeytinlikleri mi varmış? Şarkılarını söylesin
‘Ölüm fermanı’: Zeytinlik alanlara maden ve tesisten geri adım yok
Üreticiler ‘kıyım’a karşı uyardı: Yasa çıkarsa Türkiye’de zeytinlik kalmayacak
Tarkan ‘zeytinlik kıyımı’na ses verdi: Rant için zeytin ağaçlarına kıymayın
Bakana göre ‘sıçrama’: En az 15 ağacın olmadığı alanlar zeytinlik sayılmayacak