Asgari ücretle çalışanlara “Evet oylarınızın fotoğraflarını çekip getirin yoksa işten çıkarırım” diyenleri duymadınız mı?
Namus ve şeref üzerine edilen yeminini bile tutmayan bir kamu görevlisine nasıl güveneceğiz?
Aynı meydanda duran ‘Hayır’ standı kaldırılırken ‘Evet’ standında bulunan sizlerin ilk önce karşı çıkıp, aksi takdirde standınızı kaldırıp eşit koşulda çalışmanız, modern bir “Pembe İncili Kaftan” hikâyesi olmaz mı?
Ya da ‘Evet’ çıkmazsa yolunuzu yapmam diyen kaymakama “Gerekirse o yolu beraber biz yaparız” diye kafa tutmanız Köroğlu gibi hissettirmez mi sizi?
Yoksul köylüleri yolsuz bırakma, ekmeği peşindeki emekçiyi işinden etme, öğrenciyi okuldan atma tehditleriyle mi “dış güçlerle mücadele” edeceksiniz?
Toplu açılış adı verilen etkinliklerin aslında bir propaganda toplantısı olduğu açık seçik değil mi? Bunun aklınızla alay edilmesi olduğunu düşünmüyor musunuz?
‘Hayır’ için çalışanlara bu kadar engel çıkaran belediyelerin size tahsis ettiği bedava otobüslere binerken adalet duygunuz hiç incinmiyor mu?