Türkiye’nin kuruluş ilke ve temellerini değiştirerek Tek Adam Rejimi’ni öneren böyle bir Referandum ile yeni bir devletin kurulmasının dünyada örneği yoktur.
Doğan Kuban Hoca’nın dediği gibi, anayasalarda düzeltmeler yapılabilir. Ama bunların hiçbiri rejimin rengini değiştirecek karakterde olamaz. Rejimin rengi de değiştirilebilir şüphesiz, ama bu genel seçim yapar ve partilere oy verir gibi, bir iktidar partisinin referandum dayatmasıyla olamaz. Geniş ve özgürce tartışma, tüm anayasa hukukçularının, sosyal bilimcilerin, uzmanların katılımı ile ve nitelikli bir çoğunluğun kabulü ile gerçekleşebilir.
Hele hele bugünkü gibi, asla özgür denemeyecek, tüm devlet olanaklarının evet lehine kullanıldığı, karşıt görüşlerin bastırıldığı ve hoşlanılmayanlara ekrana çıkma yasağının konduğu, üstelik OHAL koşullarında yeni bir devlet kuruluşunu dayatan bir referandum ile asla olamaz.
Düşünün: Bir oy veya bir puan farkla evet kazandı ve devlet değişti. Rejim değişti. Kuruluş değişti. Bu kabul edilebilir bir olay değil ve olamaz.
Üstelik 80 milyon insanın içinde olduğu, Kemal Gözler’in tabiriyle koca bir otobüsün direksiyonuna da tek bir adam oturtuldu…
Fakat otobüsün fren sistemi yok! Tüm yetkiler, frensiz sürücüye verilmiş. Sen sağ ben selamet denilerek!
Beşinci vitesle uçuruma gidecek bir ülkeden ve buna yol açacak bir oylamadan bahsediyoruz!
Dünyada görülmemiş bir olay yaşıyoruz.