Aydın Engin: AKP iktidarının ya 'zik' ya 'zak' yapan dış politikası

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

AKP iktidarının karman çorman, allak bullak, yönsüz, yönelimsiz, ilkesiz, bazen kırmızı görmüş boğaya, bazen süt dökmüş kediye benzeyen, ya “zik” yapan, ya “zak” yapan ve bir türlü dümdüz ilerlemeyi beceremeyen dış politikası üstüne derinlikli bir analiz yapmamı beklemiyorsunuz değil mi?

Ben haddimi bilirim. Bu mesleğin her dalına bulaştım ama dış haberler servisine hiç uğramadım. Uğramaya da niyetim yok.
Ama siz de farkındasınız, Türkiye’nin dış politikası ile iç politikası birbirinin içine geçti. “Zaten iç içe olmaları gerekir. Bir ülkenin dış politikası ile iç politikası birbirinden ayrılabilir mi” diye itiraz etmeyin. Ben iç içe geçti derken uyumlu bir iç içelikten söz etmiyorum. Dilerseniz iç içe yerine bulamaç, aşure filan gibi sözcükler yerleştirin…

Ve bu duruma şaşmayın. Türkiye’nin her türlü politikasının (politika?) derin bir diplomasi deneyimiyle yuğrulmuş, demokrasi kültürü çok gelişmiş, uluslararası hukuk ilkelerinin ve insanlığın evrensel değerlerinin ulaştığı düzeyi tam anlamıyla içselleştirmiş bir zat tarafından belirlendiğini unutmayın. (Durup dururken niye gülümsediniz şimdi siz? Neyse…)

Aydın Engin’in yazısı