Amerikalı Trump’ın, Avrupa’da da Le Pen, Wilders gibi İslamofobik popülistlerin Avrupa Birliği’ne karşı olmaları, son derece tipik bir göstergedir.
Yeni bir dünya savaşına asla hiç ihtimal vermiyorum fakat popülizmin insanlığa ağır faturaları olabilir diye endişeliyim.
Batı, battı-batacak söylemi İslamcı kesimlerde de öteden beri yaygındır. Hilmi Ziya Ülken Hocamızın “Modernist İslamcılar” dediği âlim ve düşünürler Batı’nın bilim, teknik ve hatta hukukunu takdirle ele almış olsalar da siyasal İslamcı hareketler “Batı batıyor” söylemini bir ‘inanış’ halinde yaydılar.
Başta Mevdudi ve Seyyid Kutup…
Günümüzde bazı kalemlerde “Batı batıyor, Ankara yükseliyor” propagandası revaçtadır.
21. yüzyılda bir kriz çağı yaşamakta olduğumuz besbelli.
Fakat bu kriz modern bilimin ve liberal demokrasinin sonu değildir. Geçmişteki “Spengler çağı” nasıl aşılmışsa, zamanımızda popülist akımların temsil ettiği krizi de bilim ve demokrasi aşacaktır; dileyelim bedeli ağır olmasın.
İşte, demokrasinin yerine başka bir model konulamadı, koyma denemeleri kanlı başarısızlıklarla sonuçlandı.
Bilim zihniyetinin yerine neyi koyabiliriz?! Bilimsel metotlar, kurumlar ve uygulamalar olmadan milyarlarca insan nasıl doyurulabilir? Nasıl organize edilebilir?