Ne yazık ki, Kürtlere, Kürt siyasetçilere ilişkin gelişmeler ancak “terör örgütü” kapsamında yer bulabiliyor.
Kürtlerin talepleri, mücadele demokratikleşme ve çözüm arayışları ne gazetelerde ne de televizyonlarda gündem oluyor. Devletin gücünü, Kürtlere uygulanan şiddet ve zulüm üzerinden kanıtlamaya çalışan zihniyet medyada daha berbat halde sürdürülüyor.
Televizyon ve gazete köşelerini kaplayan sefillerin önemli bir bölümü de “Kürtlerin değiştiği” üzerine derin analizler döktürüyor…
“Kürt halkının teslim olduğu”, “Kürtlerin HDP’den uzaklaştıkları…” üzerine bolca tartışmalar yapıldı. Bu yönlü beş para etmez analizler hala yapılmaya devam ediyor.
Kürtlerin temsilcilerinin yer alamadığı tartışma programlarından geçilmiyor.
Aylardır süren referandum çalışmaları süresince tek bir Kürt siyasetçinin bile televizyon ekranlarına çıkarılmaması, bölgede yaşananların sadece ve sadece “terör” ve “terörist” tanımları eşliğinde sunulması ise Kürtleri on yıllardır sürdüre geldikleri demokratikleşme, eşitlik ve özgürlük mücadelesini tersyüz etme çabasından başka bir şey değil.