Tuhaf yıldönümü rastlantısı yetmezmiş gibi, bir o kadar tuhaf bir tarih karmaşası da yaşanıyor.
Halkbank, “Uluslararası Bankacılık Genel Müdür Yardımcımız Mehmet Hakan Atilla, 28 Mart’ta görev için bulunduğu ABD’de gözaltına alınmıştır” diyor.
Savcılık ofisi ise bu tarihi 27 Mart olarak veriyor.
Ayıklayın bakalım, hangisi doğru?
Böylesine kritik bir olayda tarihleri şaşıran ya da gün hatası yapanın, hayati detaylara hâkim olup olmadığına nasıl güvenilecek?
Yukarıdaki cümleyi bir daha okuyun şimdi. Sizin de dikkatinizi çekti mi; Atilla’nın orada ‘görev için bulunduğu’ yazıyor.
Tarih kayması izah edilebilir. Belki tutuklama kararı 27’sinde verildi ama 28’inde uygulandı, tarihlerdeki tutarsızlık ya da fark oradan kaynaklandı.
Fakat New York’a görev için gittiğini söylemek her şeyi değiştiriyor. Yani banka, Atilla’nın New York’a gittiğini biliyordu, buna göz yummaktan öte izin verdi, görevli gönderdi ha… Vay vay vay…
Kafada kurduğunuz her şeyi unutun, bütün olasılık senaryoları çöpe gidiyor bu durumda.
Atilla, bankasının bilgisi ve onayıyla, FBI’ın ayağına gitmiş oluyor. Kadere kırk beş mi dersiniz, bile bile lades mi, adını siz koyun artık.