2016’nın son günlerindeyiz.
Arkada kalan yıl, Avrupa ve dünya için bir yol ayrımı ve kırılma yılı oldu.
2016’ya bu nedenle ‘Avrupa’nın 2001’i ya da ’11 Eylül yılı’ demek yanlış değil.
2016, göçmenlere, genel olarak yabancılara, özellikle Müslümanlara karşı kuşkuların, korkuların arttığı yıl oldu.
Tavan yapan İslamafobi, yabancı düşmanlığı ile birlikte Avrupa’nın yerleşik siyasi partileri ve politikacılarına güveni azalttı. Akılcılıktan uzak, duygusal, irrasyonel, ırkçı söylemlere prim veren sağcı, popülist partilere ilgi yaygınlaştı.
Fransa’da cumhurbaşkanlığı, Almanya’da parlamento seçimleri açısından kritik seçim yılı olarak görülen 2017’de, bu ‘yol ayrımı yıl’ın faturası çok ağır hissedilecek.