Çiğdem Toker: Avrasya Tüneli'nin finansmanı bir risk unsurudur

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Bugün açılacak ve İstanbul’un iki yakasını Boğaz’ın altından birleştirecek olan Avrasya Tüneli’nden söz ediyorum. Proje 100 dakikalık ulaşım süresini 15 dakikaya düşürecek.

Tünelin geçiş ücretleri (2017’den itibaren) otomobil başına 4, minibüs başına da 6 dolar artı KDV olarak sözleşmede belirlenmişti. Şirket, diğer YİD projeleri gibi, ABD TÜFE’sine endeksli olan bu fiyatlarla Avrasya Tüneli’ni 24 yıl 5 ay işletecek.

Projenin krediyle sağlanan 960 milyon dolarlık kısmı, Hazine’nin ‘borç üstlenimi’ne tabi.

Kredi geri ödemelerinde, olası bir sıkıntı halinde bu tutar, vatandaşların vergilerinden finanse edilecek.

İstanbul ulaşımında kolaylık sağlayacağı belirtilen Avrasya Tüneli’nin finansmanı, dolar kurunun yükseldiği dönemde, makro dengeler bakımından bir risk unsurudur.

Çiğdem Toker’in yazısı