Gülen cemaatini “baş düşman” ilan edip ülkedeki (hatta İslam dünyasındaki) tüm sıkıntıların sorumluluğunu ona yıkma stratejisi şu an için işgörüyor gözükebilir ama orta ve uzun vadede o kadar etkili olabileceğinden kuşkuluyum.
Zira hükümete yakın o kadar medya kuruluşunun 4 ayı aşkın süredir yaptıkları bütün “paralelleri teşhir” yayınlarının zamanında Taraf Gazetesi’nin bir-iki haftalık yayınının yaratmış olduğu etkinin çok ama çok uzağında kaldığına tanıklık ediyoruz.
Buradaki tek sorun, Tarafçıların (ki eski kadronun nerdeyse yarısı artık hükümet yanlısı) başarılı, iktidara yakın gazetecilerin de yeterince becerikli olamamaları değil.
Zamanında Taraf, polis şefleri ve özel yetkili savcılarla eşgüdüm içinde çalışırdı: onlardan temin ettikleri belgeleri yayınlayarak onların operasyonlarına elverişli psikolojik ortamı hazırlar, oğerasyonlar sayesinde de haklı çıkmanın hak edilmemiş keyfini yaşarlardı.
Bugünse medyanın yayınları var ama kimsenin “inler”e filan girmesi söz konusu olmayınca bütün yazılıp söylenenler buharlaşıyor ve bundan böyle yazılıp söylenenler fazla ilgi çekmiyor.