Bekir Coşkun: Eskiden; insanlar 'Bu ülkeden kaçıp gitmek istiyorum' demezdi

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Eskiden şu mahalleler hepimizindi… Eskiden; parklarımız çalınmamış, koruluklarımız kesilmemiş, şu çirkin aynalı kuleler, cam gökdelenler dikilmemişti… Eskiden; bu şehirler bizimdi…

Eskiden; minarelerden sela sesi geldiğinde korkmazdık… Eskiden; camiler ibadet içindi…

Eskiden; ‘dolar’ denilince aklımıza ayakkabı kutuları, çikolata paketleri, elbise torbaları gelmezdi…

Eskiden; hırsız hırsızdı, hiçbir zaman hırsıza “Çalsın ama iş yapsın” denmezdi…

Eskiden; devlet adamları durmadan yalan söylemezdi…

Eskiden; eğitimli, donanımlı, bilgili insanlara saygı duyulur, gazetelerde, televizyonlarda konuştukları zaman bir millet kulak kesilir… Soytarılara söz düşmezdi…

Eskiden; sokakta, durakta, kaldırımda, gülmeyi unutmamıştık…

Eskiden; sofralarda; kimin başına ne geldi, hangi felaketi yaşadı insanlar, nerede

canı yandı kadınların‐çocukların diye, lokmalar boğazlarımızda düğümlenmezdi…

Eskiden; her birimizin geleceğe ilişkin umutları vardı…

Eskiden; insanlar “Bu ülkeden kaçıp gitmek istiyorum” demezdi…

Eskiden; canımız yine sıkılırdı ama, iki duble rakı, kasetten bir şarkı, durduk yere bir çengi, çoğu dert üzülmeye değmezdi…

Bekir Coşkun’un yazısı