Mümtaz'er Türköne: Erdoğan, 1 Mayıs geriliminde Taksim'den peşin peşin Köşk için oy toplayacak

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Tablo çok net görünüyor. Hükümet’in Taksim’e izin vermemesi, üstelik Kadıköy’ü de yasağa dahil etmesi muhataplar için alenî bir tahrik niteliği taşıyor. 1 Mayıs’ın da Taksim’in de önemi artıyor; artık daha kutsal bir anlam kazanmış oluyor. Kutsallığın derecesi arttıkça uğruna katlanılması fedakârlıkların derecesi de yükseliyor.

Gezi eylemleri kendiliğinden gelişti. Hükümet önce yalpaladı sonra krizden el yordamı ile kocaman bir fırsat devşirdi. Gezi Parkı’nda başlangıçta ağaçları korumaktan başka amacı olmayan eylemcilerin çadırlarını yakıp-yıkan şafak baskınının doğrudan Başbakan’ın talimatıyla yapıldığı ortaya çıktı. Hükümetimiz gerginlikten beslenerek üzerindeki ölü toprağını attı. Bu yöntem çalışıyor ve işe yarıyorsa, 1 Mayıs’ta, cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda oyların yarıdan fazlasını peşin peşin Taksim’den almak neden mümkün olmasın?

İşin sosyolojisi çok sağlam çalışıyor. Toplum istikrarsızlık ve kaostan korkuyor. Her an tepetaklak olmaya mütemayil ekonomik göstergeleri takip ederek, toplumun siyasî tercihlerindeki zarurî sağduyuyu kavramak mümkün. Gerçekten Allah korusun; şayet 1 Mayıs’ta Taksim’e toplumu tedirgin edecek ölçüde şiddet bulutları çökerse ve oradaki şiddete tepkiler ülke sathında artarak devam ederse bu işten kimin kazançlı çıkacağı hesabını herkesin dikkatle yapması lazım. Bir tarafta ülkeyi istikrar içinde tutmaya çalışan ve bu uğurda Taksim’i sokak göstericilerine teslim etmeyen otoriter bir Başbakan’ı alkışlayacak olanlar; öbür tarafta ise dökülen kanın peşine düşenler. Hükümet, toplumsal tepkilerle ne ölçüde baş edebilir? Üstelik 1 Mayıs’ın geleneksel sosyolojisi Gezi’den çok farklı.

Herkese itidal lâzım. Kimse oyuna gelmemeli. Hesap bozmak yolu hesapları bilmekte mümkün. Sahi Kadıköy bu sene 1 Mayıs’a neden kapalı?

Mümtaz’er Türköne’nin yazısı