Anayasa Mahkemesi’nin son kararları üzerine çok yararlı hukuki tartışmalar yapılabilirdi fakat yine siyaset ağır bastı; AYM’ye karşı siyasi bir kampanya başlatıldı.
Keşke AYM kararlarını “kuvvetler ayrılığı, yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığı, evrensel hukuk” gibi temel kavramlar açısından tartışabilseydik…
Anayasa Mahkemesi üyelerini Mahkeme Başkanı nasıl isterse öyle hareket ederlermiş gibi görmek hem onlara saygısızlıktır hem gerçeğe aykırıdır. Nitekim son HSYK iptallerinde oybirliğiyle kararlar olduğu gibi, bazı üyelerin “karşı oy” yazdıkları kararlar da vardır.
AYM tarihinde oybirliğiyle alınmış kararlar azdır ve ancak hukuken çok “kör parmağım gözüne” şeklindeki düzenlemelerin iptalinde oybirliği vardır. Adliye müfettişlerini Adalet Bakanı’na bağlamak de işte böyle bir hukuka aykırılıktı.
Devlet sadece siyasetle değil, kurumların sağlıklı işlemesiyle iyi yönetilebilir. Toplum ancak siyaset evrensel hukukla sınırlanmışsa huzurlu ve barışık olabilir. Yargı hukuk diliyle eleştirilmeli, siyaset yargıyı itip kakmaktan sakınmalıdır.