Mensur Akgün: Türkiye ABD'yi karşısına almayı kaldıramaz

Okura not

Günün 11’i, Türkiye medyasındaki görüş ve yorum çeşitliliğini yansıtmak amacıyla hazırlanmaktadır. Aşağıda özetini bulacağınız yazıya yer vermemiz, içeriğini onayladığımız ve/veya desteklediğimiz anlamına gelmez.

Amerika-Türkiye ilişkileri dendiğinde aklımıza hep sorunlar gelir. Konuya hâkim olanlarımız Yarbay Morrison ile başlar Johnson’un mektubu ile devam eder. 1 Ocak 1975’de yürürlüğe giren ambargo hatırlanır. Süleymaniye’deki gerçek nedeni hala meçhul çuval hadisesi, ondan önce Çekiç Güç operasyonu, son zamanlarda da soykırım tasarıları anılır.

Oysa Amerika Birleşik Devletleri 1946’dan bu yana Türkiye’nin müttefiki ve en önemli destekçisidir. Amerika Türkiye’nin güvenliğine, kalkınmasına katkıda bulunmuş, komşularıyla olan sorunlarının çözülmesinde ya da yönetilmesinde yardımcı olmuştur. Öcalan’ı Kenya’da bulup teslim eden ve dolayısıyla da bugünkü barış sürecinin alt yapısını hazırlayan ABD’dir.

… Belki de ilişkiler soykırım sorunu yüzünden bir kez daha gerilecektir. Ya da Türkiye’yi asıl dinleyenin Amerikan istihbarat örgütleri olduğu ortaya çıkacaktır. Ulusal güvenliğimiz tehdit etmediği, müteffikliğe yakışmayan işler yapmaya kalkmadığı sürece, Türkiye’nin Amerika’nın kendisi için olan önemini unutmaması, ona göre hareket etmesi gerekir.

Çünkü Amerika bizim taraf olduğumuz her türlü sorunun çözümünde anahtar ülkedir. Amerika’yı karşımıza almak yerine onu anlamaya, yanımıza almaya çalışmalıyız. Ne demek istediğini, ne beklediğini, niye öyle davrandığını tartışmalıyız. Onu etkilemek için çaba sarf etmeliyiz. Her zaman ve her sorunda haklı olmayabileceğimizi göz önünde bulundurmalıyız.

Mensur Akgün’ün yazısı