AK Parti iktidarı 2004’te Anayasa’nın 90. maddesini değiştirerek, evrensel hukukun, milli mevzuattan üstün olduğunu kabul etti. Hukuk devleti yönünde 2010 referandumu kadar olumlu bir gelişmeydi bu.
Madem “evrensel hukuk” diyoruz, AİHM’ye göre, “iç yargı yolları” tüketilmeden de belirli durumlarda AİHM’ye başvurulabilir: İç yargı yolları uzun sürecekse, hak ihlali “ivedi” ve “etkin” biçimde giderilecek gibi gözükmüyorsa, ilgili kişi idari yargının sonuçlanmasını beklemeden “bireysel başvuru” yapabilir. (Mesela bkz. Van Oosterwijck, Belçika, 6 Kasım 1980, s. 35; Akdıvar ve diğerleri, Türkiye, 16 Eylül 1996, s. 65-69)
Hatta normal bir özgürlüğün kritik bir zaman diliminde kullanılmasını engellemek amacıyla, kısa süre sonra kaldırmak üzere yasaklanması da “ihlal”dir. AYM’nin Twitter kararındaki gerekçelerden biri budur.
Hatta çok ivedi hallerde doğrudan “bireysel başvuru”ya gitmek bile mümkündür. (AYM, K: 2013/9673)
İşte liberal felsefenin insanlığa büyük katkısı olan kuvvetler ayrılığı ilkesi, böyle ihtilaflı durumlarda bağımsız ve tarafsız yargı hakem olsun, son sözü söyleyip çatışmayı bitirsin diye vardır… Tek bir elde aşırı güç “temerküz”ü olmasın, sistemde denetim ve denge olsun diye vardır.
Şahsen kullanmadığım Twitter’i, kuvvetler ayrılığıyla ilgili bir konu olduğu için önemsiyorum.