Dünyaya sakin bakabilen insanlar gerçeği gördüler ve serinkanlı biçimde CHP’nin durumunu değerlendiriyorlar. Değerlendirmenin tek amacı var: partinin geleceği ne olacak sorusunu yanıtlamak.
Soru sadece CHP değil, Ak Parti ve bir bütün olarak toplumsal geleceğimiz açısından da önemli. Bilmeceyi çözmek için de önce bir tespit yapalım. Partinin bugün iki gerçeği var. İlki, gitgide marjinalleşti. Daha önce de yazdım. Bazı illerde % 1’lerde. Galiba hiç bu kadar sefil olmamıştı. Buna bağlı olarak da şunu vurgulayayım. Türkiye’de insanların gerek siyasal bilinci gerekse siyasal pragmatizmi çok yüksektir. Tarihsel kimliği vs. demeden ve gözünün yaşına bakmadan CHP’ye iki kez ölümcül baraj problemi yaşattı. Birinde ancak bindelik oyla geçti barajı, diğerinde altında kaldı. Aynı şey yine olur.
Niye olabileceği diğer gerçekle ilgilidir. Bugün sol, sosyal demokrat, demokratik sol bir CHP yok. Olmadığı gibi ideolojisiz, de-politik, a-politik bir parti. Dolayısıyla da MHP-İP-Cemaat sacayağını kendine destek edinmiş… Bu o kadar böyle ki, CHP sadece kendi cemaatinden gitgide daha çok oy alan bir parti. İstanbul’da Beşiktaş, Ankara’da Çankaya, bir de İzmir dışında böyle bir çılgıncasına desteği yok. Siyaset sosyolojisi bakımından durum hazin: içine dönük, dışına kapalı bir topluluk (community) bugün CHP tabanı. Çünkü sosyolojik tabanı siyasal sosyolojiyle ilişkisiz. Hatta Kürtler yok bu partide. Kürt bölgesinden aldığı oy tüm bu gerçekleri somutlaştırıp açıklıyor.