AB ile varılan mülteci geri kabul anlaşmasının devreye girmesinin üzerinden bir ayı aşkın zaman geçmişken, Yunanistan’ın iade ettiği mültecilerin tutulduğu Kırklareli Pehlivanköy Geri Gönderme Merkezi’nde yapılan inceleme, insanların Türkiye’ye başka bir Yunan adasına gönderilme vaadiyle gemilere bindirildiğini ortaya çıkardı.

Gözlemlerle ilgili açıklama yapan avukat Ayşegül Karpuz, kamptaki koşullara dikkat çekerek, mültecilerin yemeklerden sonra 15’er dakika havalandırmaya çıkarıldığını, hapishane koşullarının oluştuğunu savundu.
Kampta iki mülteciyle görüştüğünü söyleyen Karpuz, mültecilerin hukuki olarak ‘idari gözetim altında tutulan yabancı’ statüsünde olduğunu belirterek şöyle konuştu: “Türkiye’ye geri gönderilecekleri bilgisi kendilerine iletilmemiş. Yunanistan’ın başka bir adasına götürüldükleri yalanı söylenmiş. Herhangi bir hukuki yardımdan faydalanmadıkları gibi bir göç uzmanı ile mülakat da yapmamışlar. Uluslararası koruma hakları hatırlatılmamış. Bu insanların mülteci olup olmadıkları kararının verilebilmesi için bir göç uzmanıyla 1 saat 45 dakika görüşülmesi gerekmek. 16 saat küçük odalarda tutulmuş daha sonra dilini anlamadıkları belgeler imzalatılmış. Otobüslere ve gemilere bindirilirken erkek mültecilere zor kullanılmış. Aile olan mülteciler birbirlerine kelepçelenerek gemilere bindirilmiş. Bu işlemleri AB’nin sahil güvenlik elemanları yapmış. Özetle bu anlaşma uygulamaya geçildiği bu ilk örneğiyle hukuka aykırı olarak AB tarafından uygulanıyor.”
Gönüllü olarak geri dönmeye zorlanıyorlar
Geri gönderim merkezlerinin herkese kapalı, zor ulaşılabilir şekilde konuşlandırıldığına işaret eden Karpuz, Pehlivanköy GGM’nin adeta bir hapishane olduğunu ifade etti. Karpuz, geri gönderim merkezlerinde televizyon, gazete, kitap, kağıt, kalem, telefon, internet bulunmadığını belirterek, “Kapıların üzerlerine kilitlendiği bilgisine ulaşıldı. Hapishane koşulları dayatılarak ülkelerine gönüllü olarak geri dönmeye zorlanıyorlar” dedi.
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği başta olmak üzere, BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, Uluslararası Af Örgütü, İnsan Hakları İzleme Örgütü, Fransa Mülteci ve Vatansızlar Ajansı, Uluslararası Kurtarma Komitesi, Sınır Tanımayan Doktorlar ve Avrupa Konseyi İnsan Hakları Komiseri Nils Muiznieks, Türkiye’nin karşılığında vize serbestisi kapmak üzere olduğu anlaşmanın insan haklarına ve hukuka aykırı olduğunu söylemişti.