Ortaya çıkan tapeler Erdoğan’ın medya ilişkilerindeki yönlendirici, bazen tahakküm edici ve azarlayıcı tavrını gözler önüne seriyor…
Abdülhamit dönemi sansürünü geçmişiz. O devirde vatan, anayasa, tahttan indirme, hürriyet gibi kelimelerin yanı sıra padişahı çağrıştırdığı için “burun” bile denemezmiş. Günümüzde de yolsuzluk demeyeceksin, ayakkabı kutusundan hiç söz etmeyeceksin, Cemaat yerine mutlaka örgüt veya çete sözünü kullanacaksın, Gezi’yi kötüleyeceksin, her şeyin sorumlusu olarak “paralel devleti” göstereceksin, Rıza Sarraf’ın hayırsever bir vatandaş olduğuna inanacaksın… Kısacası ya dilini yutacaksın ya aklını emanete bırakıp kullanmayacaksın. Erdoğan’ın her sözüne inanan saf, dolayısıyla makbul bir vatandaş olacaksın.