Yerel seçimde neye oy vereceğiz ?
Y

Türda Özmen
Türda Özmen
İstanbul Üniverisitesi İktisat Fakültesi mezunu. Yüksek lisansını London School of Economics'te yaptı. Profesyonel kariyerine Merkez Bankası'nda başladı. 1999'dan itibaren Radikal'de ekonomi muhabiri ve editör olarak çalıştı. Özellikle bankacılık ve kamu maliyesi reformu, makroekonomik politika üzerine araştırma, haber ve söyleşiler hazırladı. Uzun süre kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’de kamu finansı ve mali kuruluşlar birimlerinde analist olarak görev yaptı. Halen mali hizmetler, risk yönetimi ve kalkınma finansı alanlarında uzman ve danışman olarak çalışıyor.

turdaTÜRDA ÖZMEN

turdao@gmail.com

30 Mart yerel seçimlerinde Türkiye sadece yeni belediye yönetimlerini seçmekle kalmayacak.

Seçimlerin gerçekleşmesiyle kamuoyunda yeni büyükşehir belediyeleri yasası olarak bilinen ve 14 ilde büyükşehir belediyeleri kurulmasını düzenleyen 6360 sayılı yasa da işlerlik kazanacak. Düzenlemeyle sayıları 30’a ulaşan ve ülke nüfusunun yüzde 80’inden fazlasını barındıran büyükşehirlerde ikinci kademe belediyeler kaldırılacak.

Böylece özellikle küçük yerleşim yerel hizmet birimlerinin ekonomik araçları ve karar alma yetkisi ellerinden alınacak.

Yerel hizmetler daha az sayıdaki daha büyük birimler eliyle görülmeye çalışılacak. Yerele dair kararların alındığı merkezlere mesafe artacak. Tüm bunların yereldeki vatandaşın günlük hayatına yansımaları açısından iyimser olmak için görünürde bir neden yok.

Gelin yapılan değişiklikleri ana hatlarıyla gözden geçirelim:

Büyükşehir tüm ile yayılıyor

20140317 secim6

Yeni yasayla mevcut uygulamada nüfuslarına göre merkezden 20, 30 ya da 50 km yarıçaplı dairelerden oluşan sınırlara sahip büyükşehir belediyeleri yetki ve sorumluluk alanları il sınırına eşitleniyor.

Bu uygulama yüksek nüfus yoğunluklu ve yüksek gelir kapasiteli İstanbul (yüzölçüm: 5,313 km2, nüfus: 14 milyon) ve Kocaeli’de (yüzölçüm: 3,623km2, nüfus:1,5 milyon) 2004 yılından beri zaten yürürlükte.

Diğer büyükşehirlerin sınırları da o tarihte yukarıda belirtilen daireler nispetinde genişletilmişti.

Bu kapsamda uygulamaya giren düzenlemelerle büyükşehir belediyelerinin gelir kaynaklarında artış sağlanmıştı. 6360 sayılı yasa da ilgili büyükşehirde yaratılan genel bütçe vergi gelirlerindeki büyükşehir payını yüzde beşten altıya çıkarıyor ve büyükşehir içindeki ilçelerin gelirleri için bir dizi başka iyileştirmeler getiriyor.

Altyapı ve ulaştırma hizmetleri geçen sefer aksadı

20140317 secim4
2009 yerel seçimlerinin sonuçları. (Görsel Vikipedi’den alınmıştır.)

2004 yılındaki son belediye alanı genişlemesi ilave alanların bir takım belediye hizmetlerine ilk defa erişmesi açısından önemli işlev gördü. Diğer taraftan 10 yıllık uygulamada bu büyükşehirler yeni sorumluluk alanlarına özellikle su, atık su, katı atık ve ulaştırma ile ilgili hizmetleri götürmekte mali ve operasyonel sıkıntı yaşadı.

Şimdi sınırları tüm ile yayılacak düşük nüfus yoğunluklu Konya’nın (yüzölçüm: 41,000 km2, nüfus 2 milyon) ya da Muğla’ya bitişik batı sınırıyla Mersin’e ulaşan doğu sınırı arasında yüzlere kilometre mesafe olan Antalya’nın bu hizmetleri ne kadar karşılayabileceğini (ya da karşılayamayacağını) göreceğiz.

Belde sakininin işi zor

Büyükşehir illerde yasa ile 1,076 belde belediyesinin kapısına kilit vuruluyor. Diğer illerde nüfusu 2 binin altında kalan beldelerle birlikte kapanan belde belediyesi sayısı 1,578 olacak ve geriye 399 belde belediyesi kalacak. Belde belediyelerinin mali performans ya da hizmetleri açısından yüksek etkinlikle çalıştıkları iddia edilemez.

Öte yandan bu belediyeler yerel yönetim organlarının halka yakınlığı ve erişilebilirliği için önemli işlev görmekteydi. Yerel farklılıklar ve duyarlılıklara dayanan istekler uzun mesafeler kat etmeden belde yönetim birimlerinde karşılık bulabiliyordu.

Son 10 yılda kapatılan beldelerin kim zaman en yakın olan ilçeye bağlanmaması ya da bağlı bulunulan vergi, tapu, nüfus ve banka şubelerinin farklı ilçelerde kalmasıyla vatandaşın idari işlemlerini halletmesi zorlaştı. Şimdi ilçeye bağlanan beldelerde günlük hayata ilişkin zorlukların aşılması bir yana su, temizlik, trafik ve imar gibi hizmetlerin standartlarında nasıl bir iyileştirme sağlanacağı merak konusu.

Köylü mahalleli oluyor, ortak malları gidiyor

20140317 secim2

30 Mart’ta biz oylarımızı verirken Türkiye’deki 34 bin 500 köyden yaklaşık yarısı yani 16 bin 577’si mahalleye dönüştürülerek bir ilçeye bağlanacak. Bazı köylerin nüfus azlığı ve bağlı ekonomik nedenlerle kapatılması anlaşılabilir olsa da ülkedeki köylerin yarısının bir günde mahalleye dönüştürülmesi dikkat çekiyor.

Köy mahalleden farklı olarak bir tüzel kişilik ve tarla, ahır, sulama, odunluk veya kayıkhane gibi birtakım ortak yerlere sahip. Köyün ekonomisine göre buralardan elde edilen gelirler çoğu zaman ortak hizmetlerin görülmesinde kullanılıyor.

Şimdi bunları bağlanılan ilçelere aktararak köyün (artık mahalle) kendi kontrolü altındaki imkanlardan uzaktaki bir birimin hizmetleri karşılığında vazgeçilmiş olacak.

Maden ruhsatlarını valilik verecek

20140317 secim8

30 büyükşehirdeki il özel idareleri kapanarak yerine valiye bağlı Yatırım İzleme ve Koordinasyon Başkanlığı kuruluyor. Pek aşina olmadığımız il özel idaresi yapılanması aslında ağırlıkla bürokrasi kontrolünde olsa da yereldeki bazı yatırımların gerçekleştirilmesi ve kırsaldaki hizmetlerin görülmesinde etkili.

Bundan önceki yerel seçimlerde büyükşehirlerde yaşayanlar verdikleri il genel meclisi oylarıyla seçmen olarak bu yapı üzerinde bir nebze de olsa söz sahibiydi.

İl genel meclisindeki siyasi mevcudiyetin denetleme işlevi bir tarafa, en azından bu yapılanmalarda ne olup bittiğinin kamuoyuna yansıtılması yönünden faydası vardı. Örneğin, kapatılan il özel idarelerinin maden ruhsatı, jeotermal kaynak ve doğal mineralli su ruhsatı gibi doğal kaynaklardan faydalanılmasına ilişkin izinleri verme yetkisi vardı.

Şimdi bu yetki de valiliklere devredildi ve bu ruhsatların kimlere nasıl dağıtıldığının takip edilip kamuoyunda tartışılması zorlaştı.