Nerede görmüştüm, ha tamam, “hayal mahsulü” bir şeyde. Nokta Dergisi 7 Haziran seçiminden sonra AKP’nin “yazın ve entelektüel geçmişi olan” kurmaylarının bir toplantısını “kelimesi kelimesine” deyip yayınlamıştı… Ömer Çelik de “Bu hayal mahsulü” demişti ya, işte orada. Hakikaten “hayal mahsulü” olmalıydı, çünkü oradaki bir takım “ciddi eleştiriler”den biri de şuydu: “En önemli sorunlardan biri Ak Parti kadrolarının kibir, israf ve gösterişle anılması.”
(…)
Çünkü nihayetinde faşizm bir çürümüşlüktü! Kapitalist otoriter düzenin şaşaalı çürümüşlüğü! Kibir, israf ve gösterişin mümkün, muhtemel, mükemmel bir tezahürü. Bir “hayal”in katledici ve kahredici “mahsul”ü!
Bakar mısınız, nereden nereye geldik? “AK Parti’nin yazın ve entelektüel geçmişi olan kurmayları”ndan “kibir, israf ve gösteriş” oturuşundaki “Alman lider”e… Wagner, Hitler, Coppola, Duvall, Griffith, Ku Klux Klan, Napalm ve illeNietzsche’ye. “Kıyamet” ve “faşizm”e. Bir koltuğa ne çok şey sığdırdık!